KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/11531 E., 2015/10959 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 04/07/2013
- Numarası
- 2009/616-2013/804
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı F.. D.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, borçlu Fahri hakkında takip başlattıklarını, alacağa yeterli mal varlıklarının bulunmadığını ve hakkındaki takibi semeresiz bırakmak için adına kayıtlı dava konusu taşınmazı davalı Sultane'ye devrettiğinden bu tasarrufun iptalini istemiştir.
Davalı borçlu vekili,aciz belgesi sunulmadığını ve 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı Sultane, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın tapudaki satış değeri raiç bedeli arasında fahiş fark bulunduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Fahri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgilerden, dava dayanağı takip dosyası ile ilgili olarak, borçlunun yaptığı zamanaşımı itirazı nedeni ile Kızıltepe İcra Mahkemesinin 2013/60 Esas ve 2015/55 Karar sayılı ilamı ile borçlunun talebinin kabulü ile icranın geri bırakılması kararı verildiği, anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yapılacak iş, anılan kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, bu şekilde kesinleşmiş ise alacaklı tarafından İİK'nun 169/6 fıkrası gereğince genel hükümlere göre dava açılıp açılmadığı belirlenip, açılmış ve kesinleşmemiş ise bu davanın sonucunun bekletici mesele yapılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/11531, K. 2015/10959, 20 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama