KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/11741 E., 2018/5813 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının maliki ve sürücüsü araç ile dava dışı ...'ın sürücüsü araca sol tarafından çarpması sonucu ...'ın aracında bulunan davacının yaralandığı ve yüzünde sabit iz kaldığını, davalı ...'in kırmızı ışıkta durmayarak kazaya sebebiyet verdiğini, davacının kaza nedeniyle yüzünde sabit iz kalacak şekilde yaralanmasından dolayı çektiği acıların ve uğradığı manevi zararın tazmini için 30.000,00 TL manevi zararın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kendisinin tamamen kusurlu olarak belirtilmesini kabul etmediğini, davacı tarafın yüzünde sabit iz olduğunu kabul etmediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, olayda tüm kusurun davalıda olduğu ... raporunda, mevcut lezyonun yüzde sabit iz niteliğinde olduğunun belirtildiği, davacının çektiği acıların kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli, davalının sorumluğunun niteliği, olayda davalının kusur
oranı, olay tarihindeki paranın alım gücü dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile, 12.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2)Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünde tutularak, (818 sayılı BK'nun 47. maddesi)6098 sayılı B.K.’nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Belirtilen hususlar dikkate alındığında davacı için takdir olunan manevi tazminatın bir miktar fazla olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/11741, K. 2018/5813, 4 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama