KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/11744 E., 2018/6440 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; müvekkili sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... ve davalı murisi ...'nun karıştığı trafik kazası sonucu ...'nun vefat ettiğini, kaza tespit tutanağında sigortalının tam kusurlu olarak gösterildiğini, davalının talebi üzerine aktüerya hesabının yapıldığını, sigortalının tam kusurlu olduğu değerlendirilerek 10/02/2010 tarihinde davalıya 54.324,15-TL ödeme yapıldığını, yapılan soruşturma ve yargılama sonucu sigortalının tam kusurlu olmadığı,
en fazla %75 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin tam kusur üzerinden ödeme yaparken iyiniyetli olduğunu, bu kusur üzerinden ödenen tazminatın %25'lik kısmının davalıdan talep haklarının olduğunu, ....'nun 95 ve TTK.'nun 1301 maddeleri gereği müvekkilinin davalıya (kusurlu murisin mirasçısına) rucu etmesinin zorunlu olduğunu bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 13.581,04-TL'nin 10/02/2010 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ... Kurumu Trafik İhtisas Raporunda sigortalının %100 kusurlu olduğu, davacı ... şirketinin bu oran üzerinden zararı ödediği, davacı vekilinin sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu yönündeki iddiasının ve desteğin %25 kusur oranına
denk gelen 13.324,15 TL'nin rücuen tazmini talebinin ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/11744, K. 2018/6440, 27 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama