KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/12032 E., 2016/1384 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından sigorta edilen davalı adına kayıtlı 58 AK 405 plakalı aracın 1.5.2009 tarihinde sürücü belgesiz ve alkollü şahıs idaresindeyken park halindeki araca çarparak zarar verdiğini, zarar gören tarafa müvekkili şirket nezdinde bulunan mecburi ve ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesinden 5.595 TL ödendiğini, sigorta rücu talebiyle ilgili olarak davalıya yazılan yazıya karşılık herhangi bir cevap verilmediğini ve ödeme yapılmadığını, davalıya karşı başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kazada kusur oranının trafik kazası tespit tutanağında belirtildiği şekilde olmadığını, kusur oranının belirlenmesini talep ettiklerini, araçta meydana gelen hasarın ve bedelinin fazla gösterildiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalının...İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
../...
...
2-Dava, trafik kazası nedeniyle ödenen tazminatın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmakla, davada asıl alacak miktarı yönünden reddedilen kısım bulunmadığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değil ve kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekmekte ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK geçici 3/2 maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/12032, K. 2016/1384, 9 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama