KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/12544 E., 2016/2496 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklılar vekilleri ayrı ayrı açtıkları davalarda, borçlu davalı .... hakkında takip başlattıklarını, alacağı karşılayacak mal varlığı bulunmadığı ve hakkındaki takipleri sonuçsuz bırakmak için diğer davalı ... ile anlaşarak ... İcra Müdürlüğünün 2012/3746-2012/6176 sayılı takip dosyalarından muvazaalı takip yaptıklarından bu takiplerin iptaline verilmesi talip etmişlerdir.
Davalı ... vekili, müvekkili ile borçlu şirket ortakları ile ortaklık sözleşmesi yaptıklarını, dava dışı ... ile diğer davalı şirketin 200 adet konteynır yapım işini üstlendiklerini, borçlu şirketin edimlerini yerine getirmediğinden haklarında takip yaptıklarını muvazaalı olmadığını haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu şirket temsilcisi, ortaklığın kurulmadan bozulduğunu haksız olarak parasının haczedildiğini mağdur olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre davalılar arasındaki ticari ilişki nedeni ile takiplerin yapıldığı muvazaa iddiasının ispatlanmadığından bahisle davanın reddine verilmiş hüküm davacılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacılar vekillerinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Tasarrufun iptali davasını elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklı açabilir. (İİK.m.277) Bu husus, dava şartı olup, hâkim görevi gereği doğrudan gözetmek zorundadır.
Somut olayda davacılardan Hatice tarafından açılan davada aciz belgesi sunulmadığı gibi yapılan takiple ilgili olarak İİK'nun 105.maddesi niteliğine sahip bir hacizde bulunmamaktadır.
Öte yandan dosya içerisindeki belgelerden, iptali istenilen ve muvazaalı olduğu ileri sürülen ... İcra Müdürlüğünün 2012/3746 ve 2012/6176 sayılı takip dosyaları 27.02.2012 tarihinde infazen işlemden kaldırılmıştır. Davalar ise bu tarihten sonra 17.08.2012 ve 03.09.2012 tarihinde açılmıştır.Davaların açıldığı tarihte ortada geçerli bir takip dosyası bulunmadığından davacı ... yönünden hem aciz hali hem de geçerli takip dosyası bulunmadığından diğer davacılar yönünden de yine geçerli takip olmadığından
davaların ön koşul yokluğundan reddi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2.maddesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde esastan reddi ile nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nin geçiçi 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nin 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/12544, K. 2016/2496, 1 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama