KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/14933 E., 2018/7390 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu ticari taksinin 24/01/2013 tarihinde vitesin boşta kalması ve el freninin de çekilmemesi nedeni ile kendi kendine kayarak kaldırımda bulunan davacıyı dükkan vitrinine sıkıştırdığını ve yaralanmasına sebep olduğunu, 1 hafta kadar evde yatmak zorunda kaldığını ve olay nedeni ile travma sonrası stres bozukluğu nedeni ile tedavi aldığını beyanla 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalılar ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 24/01/2013 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle manevi tazminatın takdirinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesindeki (eski BK 47) özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden alınması gereken harç miktarı yazılırken ''....'' şeklinde yazılarak miktar belirtilmemesi doğru görülmemiş ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/14933, K. 2018/7390, 5 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama