KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/15772 E., 2018/8758 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL tedavi gideri, 6.000,00 TL çalışamaması nedeniyle kazanç kaybı, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 10.452,03 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, kazaya karışan aracın ... Sigorta'ya ZMMS sigortası ile yine kaza tarihi itibariyle ZMMS hadlerini aşan zararları temin etmek üzere ... Sigorta A.Ş nezdinde ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, davacının kusurlu olduğunu, istenen manevi tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, 10.352,03 TL iş göremezlikten doğan maddi tazminatın 30/06/2009 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının tedavi gideri isteğine ilişkin olarak delil sunulmadığından istemin reddine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 8.000,00 TL manevi tazminatın 30/06/2009 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin tazminat hesabının yapıldığı güne kadar geçen süreye ilişkin yasal faizi hesaplanıp güncelleştirilerek hesaplanan maddi tazminattan mahsup edilmiş ise de, davalı ... şirketi tarafından dava açıldıktan sonra ödeme yapılmıştır. Yargılama devam ederken davadan sonra yapılan ödeme tutarının yasal faiz eklenmeksizin, hesaplanan tazminattan indirilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece yargılama aşamasında yapılan ödemelerin faiz uygulanmaksızın hesaplanan tazminattan mahsup edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3)Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünde tutularak, (818 sayılı BK'nun 47. maddesi)6098 sayılı B.K.’nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Somut olayda davacının maluliyet oranı, davacının %40, davalının %60 oranındaki kusur durumu, kaza tarihi (30.6.2009) gibi hususlar dikkate alındığında davacı için hükmedilen 8.000,00 TL manevi tazminatın miktarı bir miktar fazla olup hakkaniyet ve adalete uygun düşmediğinden, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/15772, K. 2018/8758, 8 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama