KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/16701 E., 2018/9248 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı taraflarca ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 15/06/2013 tarihinde davalı ...'nın kullandığı ... plakalı aracın yol kenarında yürüyen davacıya çarptığını ve sürüklediğini, kazanın oluşmasında davalının asli kusurlu olduğunu, günlük iştigallerinden uzak kalması, bakıcı, hastane yol giderleri ve uğradığı işgücü kaybı nedeniyle maddi zarara uğradığını, davalı ...'ın araç sürücüsü olarak, davalı şirketin ise sigortalayan sıfatı ile doğan zararlardan sorumlu olduklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen 5.000,00 TL maddi, davalı ...'dan 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davalının davacıya çarpmadığını, buna ilişkin herhangi bir delilin bulunmadığını, araçla hareket halindeyken yolun bir grup protestocu tarafından kapatıldığını, yolu açmaları için protestoculardan izin istediklerini, protestocuların arabayı yumruk ve tekmeler ile darp etmeye başladıklarını ve davalının panik halinde olay yerinden uzaklaştığını, bu arada davacıyı hiçbir şekilde görmediğini ve çarptığını da fark etmediğini, davalının kendisinin ve arabadakilerin can güvenliği nedeni ile olay yerinden hızla uzaklaştığını, internette yapılan yayın üzerine olaydan haberdar olunduğunu, talep edilen zararların fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ...Ş. vekili, delil örneklerinin kendilerine tebliğ edilmediğini, açılan davayı kabul etmediklerini, tedavi giderlerinin sigortanın sorumluluğu dışında olduğunu, davacının zararlarını ispatlaması gerektiğini, sigorta şirketinin faiz ve diğer ferilerden dava açılmasına sebebiyet vermediği için sorumlu tutulamayacağını, bu nedenler ile davanın öncelikle usulden, olmadığı takdirde esastan reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabul kısmen reddine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı taraflarca ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-)Hükmü temyiz eden davalı ... vekilinin, 09.10.2015 havale tarihli dilekçesiyle temyiz isteğinden feragat ettiğini bildirdiği, vekaletnamesinde bu hususta özel yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin feragat nedeniyle reddi gerekmiştir.
2-)Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince; mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/16701, K. 2018/9248, 17 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama