KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/18749 E., 2018/9951 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
994 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müteveffa ...'un aracı ile seyir halindeyken davalılardan Özçavuşoğlu Pet. Ürün. Tur. Tic. ve San. Ltd. Şti'nin işleteni olduğu, diğer davalı ...'in sevk ve idaresindeki kamyonla çarpışması sonucu vefat ettiğini, maddi manevi zararları olduğunu, defin ve cenaze masrafı olarak ekte faturasını sunarak 1.000,00 TL talep ettiklerini, ayrıca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılar için 1.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 20.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili, 11/11/2014 havale tarihli ıslah dilekçesi ile, bilirkişi raporu doğrultusunda Yasemin için 5.623,03 TL, Hüseyin Tuna için 22.355,93 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiş, talebine ilişkin ıslah harcını yatırmıştır.
Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacı ... (Gediz) için 2.000,00 TL manevi tazminatın, 5.623,03 TL maddi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte, davacı ... için 4.000,00 TL manevi tazminatın, 22.355,93 TL maddi tazminatın olay tarihinden
işleyecek yasal faizi ile birlikte, 225,00 TL'nin cenaze ve defin masrafları için masrafların yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, dair karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-6100 Sayılı HMK.'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.'nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2015 tarihinden itibaren 2.080,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verilmiş olup davacı ... lehine hükmedilen 2.000,00 TL manevi tazminata dair karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalılar vekilinin davacı ... lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davalılar vekilinin tüm ve davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine; reddedilen her bir dava yönünden de kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmektedir.
Ayrıca karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/4. maddesinde "Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." düzenlenmesine yer verildiğinden mahkemece davacının kabul edilen maddi-manevi tazminat talepleri yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti belirlenmesi gerekmektedir.
Yine AAÜT'nin 13/1. maddesinde "Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası,
dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." düzenlemesine yer verildiğinden davacı lehine hükmedilen maddi- manevi tazminat miktarları yönünden belirlenecek vekalet ücretinin maktu ücretlerin altında kalması durumunda maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
AAÜT'nin 10/2 maddesine göre de "Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez." hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda, mahkemece her bir davacı bakımından ayrı ayrı vekalet ücreti yerine tek vekalet ücretine hükmedilerek eksik vekalet ücreti tayini, davalılar yararına fazla vekalet ücreti tayini doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK.'nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.'nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/18749, K. 2018/9951, 31 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama