KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/3142 E., 2017/11512 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
546 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacılar vekili, davalıların sürücüsü ve maliki olduğu aracın tam kusurlu olarak yaya murise çarpması sonucu murisin vefat ettiğini, murisin müvekkillerinin eşi ve anneleri olduğunu, müvekkillerinin elem çektiğini beyanla, davacı eş ... için 40.000,00 TL manevi, her bir davacı çocuk için ayrı ayrı 30.000,00’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faiziyle davalılardan ortaklaşa ve zincirleme tahsilini talep etmiştir.
Davalılar ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davasının davalılardan ... yönüyle kısmen kabulü ile baba ... için 15.000,00 TL, davacı ... ve ... her biri için ayrı ayrı olmak üzere 10.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... Tur. Gıda Tekstil yönüyle davanın husumet yönüyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davacılar
vekilinin tüm ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine; reddedilen her bir dava yönünden de kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmektedir.
Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10. maddesinde ‘‘(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez...’’ düzenlemeleri yer almaktadır.
Somut olayda her bir davacı bakımından manevi tazminat talebi kısmen reddedildiği halde, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... lehine hiç vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir. Ne var ki, vekalet ücreti konusundaki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 Sayılı H.M.K.nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/3142, K. 2017/11512, 11 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama