KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/3409 E., 2017/9220 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; 18/10/2010 günü, davalı yönetimindeki ... plaka sayılı çekici ile davacının içinde bulunduğu ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu davacının yaralandığını, olayda davalı sürücünün kusurlu olduğunu, belirterek bakıcı gideri,tedavigideri,ulaşım gideri ve iş göremezlik zararı olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 30.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma , toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre;maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; ulaşım yardımcı - tedavi gideri anlamında 1.000,00 TL, iş göremezlik zararı anlamında 10.297,95 TL olmak üzere toplam 11.297,95 TL tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; kazanın oluş şekli - kusur durumu - neticenin ağırlık derecesi - tarafların ekonomik sosyal durumları dikkate alınarak 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebi ile tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından geçiçi ve sürekli iş göremezlik durumunun tespit edilmesi gerekmektedir. Sözkonusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal ... Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra da Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Mahkemece, davacının maluliyet oranının belirlenmesi hususunda ... Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından 04.09.2014 tarihinde Tüzük hükümlerine göre alınmış rapora göre davacının %6,2 oranında daimi maluliyetinin bulunduğu kabul edilerek aktüer hesabı yaptırılmıştır. ..., hükme esas alınan rapor, kaza tarihi olan 18.10.2010 tarihinde yürürlükte olan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre düzenlenmediğinden hükme dayanak yapılması mümkün bulunmamaktadır.
O halde mahkemece, "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre davacının daimi işgücü kaybının tespiti yönünden denetime elverişli şekilde ek rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/3409, K. 2017/9220, 17 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama