KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/6646 E., 2018/560 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARA R-
Davacı vekili; 15/05/2012 tarihinde davalıların işleteni ve sürücüsü oldukları aracın davacının kullandığı araca çarpması sonucu davacının yaralandığını ve serbest mütercim tercümanlık yapan davacının iyileşme süresince çalışamadığını belirterek çalışamadığı günler için mahrum kaldığı kazanç kaybı için şimdilik 3.000,00 TL maddi tazminat ve 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; davalının kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını ve davacının iddia ettiği gibi ağır bir yaralanması bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2.270,75 TL maddi tazminat ile taktir edilen 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.05.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş;
hüküm davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre,
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/6646, K. 2018/560, 5 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama