KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/6923 E., 2017/5809 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
244 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili,davalı borçlu Nursi’nin alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla dava konusu taşınmazını davalı ...’ya devrettiğini belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı ... vekili,müvekkilinin bankadan kredi çekebilmek için davalı halası ...’dan devir aldığını, kredi bitince geri iade ettiğini mal kaçırma amacının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre, dava açılmadan önce dava konusu taşınmazın ilk malik adına tescil edildiği anlaşıldığından konusu kalmayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427.maddesinde öngörülen temyiz kesinlik sınırı 01.01.2015 tarihinden itibaren 2.085,00 TL'na çıkartılmıştır. Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verilmiş olup dava değeri 1.191,24 TL yönünden karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar
verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/6923, K. 2017/5809, 23 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama