KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/8290 E., 2018/1475 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR -
Davacılar vekili, davalıların sürücü ve trafik sigortacısı olduğu aracın yaya olan müvekkillerine tam kusurla çarparak yaralanmalarına neden olduğunu ileri sürerek davacı ... için 1.000 TL maddi tazminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın, davalı ... için 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 20.000,00 TL manevi tazminatın maddi tazminatlardan tüm davalılar manevi tazminatlardan davalı ... sorumlu olmak üzere tahsilini istemiş, ıslahla maddi tazminat talebini davacı ... bakımından artırmıştır.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın maddi tazminat bakımından kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06/02/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'tan tahsili ile davacı ...’e verilmesine, 300,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06/02/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'tan tahsili ile davacı ...'e verilmesine karar verilmiş;
hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K.nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/8290, K. 2018/1475, 1 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama