KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/8482 E., 2016/3619 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2016
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davalılar ......... ve .......ile davacı vekillerince temyiz edilmiş, davalı .......vekilincede duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 22.03.2016 Salı günü davacı vekili ....... ve davalı ........... vekili ............. ile davalı ............ vekili ..... ve davalı ........ (asil) geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, borçlu davalı ........ hakkında takipler başlatıldığını, borçlunun alacağı karşılayacak mal varlığı bulunmadığı ve hakkındaki takipleri sonuçsuz bırakmak için dava konusu taşınmazları önce ortakları arasında organik bağ bulunan davalı ........, ondan da davalılar ........ ve ......., .......... de davalı ......... ve devrettiğinden bu devirlere ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...... vekili, müvekkilinin taşınmazı raiç bedel ödeyerek satın aldığını üzerindeki ipotek bedellerini ödediğini borçlu hakkında alınmış aciz belgesi bulunmadığından haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Davalı ......... vekili, ihtiyati hacizden İsmail'in beyanından öğrenildiğini taşınmazın raiç bedil üzerinden satın alındığını belirtmiştir.
Davalı borçlu vekili, müvekkilinin davacının damadı olduğunu, mal kaçırmanın söz konusu olmadığını, ........ilçesindeki ev de kira karşılığı oturduğunu, satışların davacı ile ortak oldukları işten ayrılmak ve bağımsız işyeri açmak için satıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ........ve ......., duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, aciz halinde olan borçlunun borcun doğmundan sonra ortakları ile organikbağ içinde bulunduğu şirkete yapılan devrin muvazaalı olduğu, davalı ....... ve .........taşınmazları satın aldıkları tarihte, mahkemece uygulanan ihtiyati haciz kararı olduğu dolayısı ile tasarrufun iptali davasına konu olduklarını bile bile satın aldıklarından iyiniyetli sayılmayacaklarından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalılar ........ ve ........ vekilleri ile yargılama gideri yönünden davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve tapuda kayıtlı olan ihtiyati haciz kararının nedeni ile ilgili bilgilerin, taşınmazı satın alan şahıslar tarafından bilinmesi gerektiğiniden bu aşamada iyiniyet iddialarının dinlenmesinin mümkün bulunmamasına ve Kati aciz belgesinin iptali yönünde verilmiş bir karar bulunmamasına göre davalılar ........ ve ........vekillerinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince:
Tasarrufun iptali davalarında dava değeri takip konusu alacak ile tasarrufa konu şeyin değerinden hangisi az ise o bedel oluşturmakta olup yargılama giderleri ve vekalet ücretinde bu değer esas alınmalıdır.
Somut olayda dava konusu iki taşınmazın değeri alacak miktarından az olduğundan bu değerin esas alınması gerekir ancak dava konusu ..................tamamının değeri 1.989,685.00 TL olarak belirlenmiş bunun 1/2 hissesi dava konusu olduğundan 994.842,50 TL üzerinden değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Buna göre dava konusu 11 nolu bağımsız bölüm için 300.000,00 TL .......... için 994.842,50 TL üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ve davacı tarafından 30.06.2010 tarihinde yatırılan 1.202.85 TL ile 04.09.2014 tarihinde yatıralan 19.276.35 TLtamamlama harçları dikkate alınmadan yargılama giderinin belirlenmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nin geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nin 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/8482, K. 2016/3619, 22 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama