İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/8494 K.2017/10227

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm davacı ..., davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiş olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2015/8494Karar2017/10227Tarih7 Kasım 2017Okuma6 dk · 1.153 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2015/8494 E., 2017/10227 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Kasım 2017
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.153 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm davacı ..., davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiş olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı alacaklı vekili, davalı borçlu ... hakkında takip başlatıldığını, borçlunun alacağı karşılayacak mal varlığı bulunmadığını, alacaklılardan mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazlarını diğer davalılara devrettiğinden, bu bu devirlere ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ..., davacıya borçlu olmadığını, takip konusu senedi teminat amaçlı olarak verdiğini ve satışların gerçek olduğunu haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Davalı ..., taşınmazın bedelini ödeyerek satın aldığını, borçlunun mali durumu hakkında bilgi sahibi olmadığını belirerek davanın reddini istemiştir.

Davalı ..., davayı kabul etmediğini belirtmiştir.

Diğer davalılar, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamışlardır.

Mahkemece, satışların borcun doğmundan sonra yapıldığını, açılan davanın T.B.K'nun 19. maddesine dayalı olarak açıldığından, aciz belgesinin ibrazının zorunlu olmadığı, M.K'nun 6. maddesi gereğince davacı tarafın davalı ... ile davalılar ..., ... ve ... arasındaki alım satım akdine ilişkin işlemin muvazaalı olduğunu ispatlaması gerektiği, davalı ... ile ...'ün ise İ.İ.K'nun 278. maddenin 3. fıkrası gereğince işlemin bağışlama mahiyetinde olmadığınını davalıların ispatlaması gerektiği, bu konuda davacı tarafın tapu senetlerinde gösterilen bedel ile işlem tarihindeki gerçek rayiç bedel arasındaki farklılık dışında,

işlemin muvazaalı olduğuna dair hiç bir delil ibraz etmediği, aksine tasarruf işlemine konu taşınmazların işlem tarihindeki gerçek bedellerinin borçlu davalı ...'e ödendiğine ilişkin dosyaya yeterli delil sundukları, bu nedenle davacı tarafın davalılar ..., ... ve ... ile yapılan alım satım aktinin muvazaalı işlem olduğu iddiasını ispatlayamadığı, bu davalılar yönünden davanın reddi gerektiği, davaya konu edilen davalı ... ile eşi ... arasındaki alım satım akdinin İ.İ.K'nun 278. maddesi gereğince karine olarak bağışlama mahiyetinde olduğu,

bunun aksini ispata yönelik davalı ...'ün iş bankasından aldığı kredi ile ilgili belgeler dışında hiç bir delil ibraz edilmediği, karı koca arasında yapılan işlemin akit tablosunda belirtilenin aksine bağışlama mahiyetinde olduğu, taşınmazların mülkiyetlerinin devrinin bedelsiz olarak alacaklılardan mal kaçırmak maksadıyla yapıldığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı ve davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve İİK'nun 278/3-1 maddesine gereğince karı-koca arasındaki tasarrufuların bağış niteliğinde olup iptali gerekmesine göredavalılar ... ve ... vekilinin tüm davacı alacaklı vekilinin ise davalı ... yönünden, dördüncü kişi olup borçlunun mali durumu hakkında bilgi sahibi olduğunun davacı tarafça ispatlanmamış olması nedeni ile aşağıdaki bendin dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-HMK'nin 33.maddesine göre Hakim, Türk hukukunu resen uygulamak zorundadır. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme Hakime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile Hakim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur.

Yüzeysel bakıldığında iptal davaları ile muvazaa davaları arasında bir benzerlik görülmekte ise de bu benzerlik her iki davanın güttüğü amaçtan öte gitmemektedir. İİK 277.maddesinde sözü edilen iptal davaları borçlu tarafından geçerli olarak yapılmış bazı tasarrufların hükümsüz kılınması için açılır. ... muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tesbit ettirmeyi amaçlar.

Muvazaaya dayalı davalarda davacının ... takibine geçmesi ve aciz belgesi almasına gerek yoktur. Çünkü yukarıda açıklandığı gibi İİK 277 ve izleyen maddelerinde iptal davasına konu tasarruflar özünde geçerli olmasına rağmen kanunun ... hukuku yönünden iptaline imkan verdiği tasarruflardır. Muvazaaya dayalı iptal davasında ise davacı muvazaalı işlemle kendisinin zararlandırıldığını ileri sürmektedir.

Somut olayda, dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre dava niteliği itibarıyla İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir ve borçlu adresinde yapılan 11.08.2011 tarihli haciz İİK'nun 105.maddesi kapsamında aciz belgesi niteliğindedir .Bu nedenlerle mahkemenin davayı BK'nun 19 .maddesindeki muvazaalı işlemin iptali olarak nitelemesi hatalı olduğu gibi, bu şekildeki kabule göre de İİK'nun 278.maddesinin uygulanması çelişki yaratması açısından usul ve yasaya aykırı olmuştur.

2-Tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.

Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri ... yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.

Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları, üç grup altında ve İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak, bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar, sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır. (İİK.md.281).

Bu yasal nedenle de, davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280.maddelerden birine dayanılmış olsa dahi, mahkeme bununla bağlı olmayıp, diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir (Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı).

Genelde denilebilir ki, borçlunun iptal edilebilecek tasarrufları, alacaklılarından mal kaçırılmasına yönelik olarak yapılan ivazsız veya aciz halinde yapılan tasarruflar ile alacaklılarına zarar verme kastıyla yapılan tasarruflardır.

Somut olayda, davalı ... dava konusu A blok 2 nolu bağımsız bölümü 28.05.2007 tarihinde tapuda 29.100 TL ye satın almış bilirkişi ise taşınmazın değerini 90.000 TL olarak belirlemiştir.

Anılan davalı bu taşınmaz satışı ile ilgili olarak yaptığı ödemelere ilişkin banka dekontları sunmuş ise de bu dekontların tarihi 26.03.2007 ve 27.04.2007 olup satıştan 1 ve 2 ay önceye ait olduğu gibi borçlu hesabına değil borçlunun ortağı olduğu şirket hesabına ait olduğundan, yapılan bu ödemelerin dava konusu taşınmaz satışına ilişkin olduğunun kabulü mümkün değildir.

Bu halde davalı ... yönünden tapudaki satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark olduğundan İİK'nun 278/3-2 maddesine göre iptali gerektiği ancak taşınmaz iyiniyetli olduğu sabit olan dördüncü kişi ...'ye satıldığından, ...ye satış tarihi olan 03.11.2008 tarihindeki taşnımazın gerçek değerinin İİK'nun 283/1.maddesi gerğince davalı ...'tan alınarak davacı alacaklıya verilmesine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.

Dava konusu A blok 1 nolu bağımsız bölümü satın alan davalı ... yönünden de, tapudan 10.09.2007 tarihinde 20.500 TL ye satın alınmış bilirkişi ise gerçek değerini 55.000TL olarak belirlemiştir.

Bu davalıda ödemelere ilişkin olarak kardeşine gönderdiği banka havalelerine lişkin dekontlar sunmuş ise de, dekontların 31.07.2008 tarihinden başlayarak daha sonraki yıllara yayıldığı, satıştan yaklaşık 1 yıl sonra kendi kardeşine yapılan ödemelerin bu satışa ilişkin olduğunun kabulüne imkan bulunmamaktadır. Davalı ... 10.09.2007 tarihli taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğini yasal ve inandırıcı delillerle ispatlayamamıştır.

İİK'nın 278/2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğundan ve 3.kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğinden bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin tüm davacı alacaklı vekilinin diğer itirazlarının reddine (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 8.395,50 TL kalan harcın temyiz eden davalılar ... ve ...'den alınmasına 07.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/8494, K. 2017/10227, 7 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/8494
Karar No
2017/10227
Tarih
7 Kasım 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/8495 K.2017/12631
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/8506 K.2017/3292
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/8517 K.2017/12652
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/8519 K.2017/12628
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/8521 K.2017/7591
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/8522 K.2017/12644

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.