KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/8885 E., 2018/3529 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2018
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
615 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... tarafından süresi içinde temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARA R-
Davacı vekili.
25/02/2012 tarihinde davalı ...'ın idaresindeki kamyon ile karşıdan karşıya geçen yaya ...'ye çarpması sonucu ...'nin vefat ettiğini, davacı ... için eşinin vefatı nedeni ile 1.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminat, diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 10.000,00'er TL manevi tazminat talep ettiklerini, bu nedenlerle davalı ... şirketinin sadece maddi destek tazminatından sorumlu tutulması kaydı ile 25/02/2012 kaza tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... şirketi;
... plakalı aracın kendilerine sigortalı bulunduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirkete davadan önce başvuru yapılmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...; meydana gelen kazada tali kusurlu bulunduğunu, asli kusurun ölende olduğunu ve istenen tazminat miktarının fahiş olduğunu beyan etmiştir.Davalı ...; kendisinin araç sahibi olduğunu, aracı kardeşi ...'in kullandığını ve ekonomik durumunun iyi olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile.
9.934,00 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 25/02/2012 tarihinden itibaren, sigorta şirketi yönünden ise dava tarihi olan 24/01/2014 tarihinden itibaren İşleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacı ...'ye verilmesine,
davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacı ...’ya verilmesine, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacı ...’ye verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin talebinin reddine, dair karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ...’ın aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı TBK m. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır.
Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/8885, K. 2018/3529, 28 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama