KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/8991 E., 2018/3702 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı Güvence Hesabı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan bozma ilamında; “...davalı ...'ın malik ve işleten sıfatı bulunduğundan, bu davalı yönünden de işin esası incelenerek bir karar verilmesi...”gereğine değinilmiştir.
Davalılar; davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile 6.527,00 TL nin 05/02/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Güvence Hesabı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece, uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ilamı ile kesinleşen yönlere ilişkin inceleme yapılmasının mümkün olmamasına göre, davacı Güvence Hesabı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, Güvence Hesabı tarafından zarar görenlere ödenen tazminatın yönetmelik uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 266/1. maddesi "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir" düzenlemesine yer vermiştir.
Somut olayda; mahkemece, bozmadan önce rücuya tabi gerçek zararın ne olduğu konusunda aktüer hesabı yaptırılmamıştır. O halde; davacı Güvence Hesabı'nın dava dışı hak sahiplerine ödediği miktarın gerçek zarar miktarı olup olmadığı hususunda konusunda uzman bilirkişiden, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/8991, K. 2018/3702, 2 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama