KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/10193 E., 2019/2232 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Asıl davada davacı vekili, davalı ... ile ... arasında ... plakalı araç için satış yapıldığı, bunun karşılığında 15.01.2013 vade tarihli 15.000,00 TL bedelli ve 01.03.2013 vade tarihli 15.000,00 TL bedelli iki adet senet imzalandığını, davacı ...'un bu senetleri kefil sıfatıyla imzaladığını, borcu ödediğini, davalı ve asıl borçlu olan ...'e rücu hakkını kullanmak istediğini ancak davalı borçlu ... söz konusu icra takibinden mal kaçırma niyetiyle borcun doğumundan sonra takibin yapıldığı gün adına kayıtlı olan dava konusu ... plakalı aracı ... devrettiğini, taraflar arasındaki bu alım-satım akdinin muvazaa olması nedeniyle icra dosyasındaki tüm alacak miktarı ve diğer vadesi gelen 15.000,00 TL'lik senedin İİK 277 vd. maddelerine göre iptalini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, yine rucü hakkı sahibi olarak borçlu ...'e ... İcra Müdürlüğünün 2013/188 sayılı takip dosyası ile icra takibi açtığını, 15.01.2013 vade tarihli senet içinde ...'nun müvekkili ve asıl borçlu aleyhine icra takibi açtığını, müvekkilinin söz konusu icra takibi içinde borcunu ... ’na ödeyerek davalı ve asıl alacaklı olan ...'den alacağını alamadığından ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/82 esas sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davası açtığını, söz konusu icra takibinden de anlaşılacağı üzere davalı ...'in mal kaçırma
niyetiyle borcun doğumundan sonra ancak takibin yapıldığı gün, adına kayıtlı olan ... plakalı aracı davalı ...'a devrettiği anlaşılmakla fazlaya dair hakları saklı olmak kaydı ile 16 N 5696 plakalı aracın satışının muvazaalı olması nedeniyle icra dosyasındaki tüm alacak miktarı ve diğer vadesi gelen 15.000,00 TL'lik senedin İİK 277.maddelerine göre iptalini, iş bu dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/82 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, tasarrufun iptali davası açılabilmesi için icra dosyasında aciz belgesinin alınması gerektiğini, taraflar arasında yapılan işlemin muvazaalı olmadığını, davacı ...'un ödeme emrini icra dairesinde aldığını, bunun olağan duruma aykırı olduğu, ...'un hileli işlem yaptığını, ... ve ... arasında kefil ve asıl borçlu sıfatlarının olmadığını, aralarında müteselsil borçluluk bulunduğunu, temlik şartlarının gerçekleşmediğini, satışın gerçek bir satış olduğunu, bu sebeple davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; ispat yükü kendisinde olan davacı taraf, İİK'nın 280. maddesinde açıklanan hususlar ile 3. kişi konumunda olan davalı ...'un, borçlu davalının mali durumu ile alacaklılarına ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğuna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen hüküm, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/10193, K. 2019/2232, 27 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama