İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/11682 K.2019/7620

Taraflar arasındaki itirazın iptali davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı DASK vekili ve ihbar olunan ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle,…

Esas2016/11682Karar2019/7620Tarih17 Haziran 2019Okuma6 dk · 1.132 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2016/11682 E., 2019/7620 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Haziran 2019
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.132 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı DASK vekili ve ihbar olunan ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davacıya ait olup davalı tarafından zorunlu deprem sigortalı konutun Van İli'nde gerçekleşen depremde ağır hasar görüp yıkıldığını, davalının kusuru ile konut M2'sinin eksik yazılması nedeniyle eksik tazminat ödendiğini, davalının bu yanlışlık nedeniyle talep ettiği 26,45 TL. eksik prim de ödendiği halde davalının 40 M2'lik kısım için tazminat ödemesi yapmadığını belirterek, eksik ödenen 23.600,00 TL'nin ödenmesi için başlatılan icra takibine davalının itirazının iptalini talep etmiştir.

Davalı DASK vekili ve ihbar olunan ... Sigorta A.Ş. vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile icra takibine konu alacağın 19.698,00 TL'si yönünden takibin devamına ve 3.902,00 TL. yönünden itirazın reddine, alacağın takip tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı DASK vekili ve ihbar olunan ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-10.04.1992 Gün ve 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hakimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olmasını öngörmektedir. Kısa kararda hükmedilmeyen bir yükümlülüğün gerekçeli kararda hüküm altına alınmış olmasının çelişki teşkil etmediğini söylemek mümkün değildir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm başka ise, bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır.

Diğer taraftan 1086 sayılı HUMK'nun 381-389. maddelerinde (6100 sayılı HMK'nın 294-297. maddeleri), hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. HUMK’nun 388. maddesinde (HMK'nın 297/II maddesi); hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır.

Somut olayda; mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı 18.02.2016 tarihli kısa kararda, "davanın kısmen kabulü ile icra takibine konu alacağın 19.698,00 TL'si yönünden takibin devamına ve 3.902,00 TL. yönünden itirazın reddine, alacağın takip tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline" denildiği; gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise "... davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline" denildiği görülmektedir. Böylelikle, davaya konu tazminattan her iki davalının mı yoksa sadece davalı DASK'ın mı sorumlu tutulduğu konusunda, kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki yaratılmıştır.

Bu durum, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294/3. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, 10.04.1992 Gün ve 1991/7 Esas-1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca, kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderildiği bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, zorunlu deprem sigortası kapsamında eksik ödenen tazminatın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

6100 sayılı HMK'nun 61. maddesinde davanın ihbarı düzenlenmiştir. Usul hükümlerine göre, davada taraf olmayan gerçek veya tüzel kişi lehine ya da aleyhine hüküm tesis edilmesi mümkün değildir. Bu kural uyarınca, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen taraf, dava açıldıktan sonra ek bir dilekçe ile davaya dahil edilemeyeceği gibi bu durum onu davanın tarafı haline de getirmez. Keza HMK'nun 61 vd. (HUMK'nun 49 vd.) maddeleri gereğince, ihbar olunan kimse davada davalı sıfatını kazanmadığından lehine ve aleyhine hüküm kurulamaz. Bu durum kamu düzeniyle ilgili bulunduğundan, mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir.

Diğer taraftan; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/1. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davası, takip hukukuna özgü bir alacak davası olup, bu davanın ilamsız icra takibinin tarafı olanlar arasında görülebilecek bir dava olduğu ve icra takibinde borçlu olarak yer almayanların bu davada davalı olarak yer alamayacağı izahtan uzaktır.

Davacı tarafından, ödenmesi gerekli tazminatın eksik ödendiği gerekçesi ile davalı DASK aleyhine 13.09.2013 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı; davalının itirazı üzerine duran icra takibine devam edebilmek için eldeki itirazın iptali davasının açıldığı; davalı DASK'ın talebi üzerine davanın ... Sigorta A.Ş'ye ihbar edildiği ve adı geçen sigorta şirketi davada sadece ihbar olunan konumunda olmasına rağmen hakkında hüküm tesis edildiği görülmektedir.

Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; eldeki itirazın iptali davasının dayanağı olan ilamsız icra takibinin borçlusu olmadığı için itirazın iptali davasında davalı olarak yer alması mümkün olmayan; ayrıca, sadece dava ihbar olunan konumunda olan ... Sigorta A.Ş'nin bu yolla da davanın tarafı haline gelmeyeceğinin gözetilmeyişi ve adı geçen sigorta şirketi için de hüküm tesisi doğru değildir.

3-Davacı taraf, davalı DASK tarafından zorunlu deprem sigortası yapılan konut alanının poliçeye eksik yazılmasında davalının da kusurlu olduğunu; konuta ait doğru yüzölçümü bilgisine göre ödenmesi gereken eksik primin davalıya ödendiğini ve davalının eksik ödenen teminat tutarından sorumlu olduğunu iddia ederek DASK'a husumet yöneltmiştir.

Zorunlu deprem sigorta poliçesinin düzenlendiği tarih itibariyle yürürlükte olan 587 sayılı Zorunlu Deprem Sigortasına Dair Kanun Hükmünde Kararname hükümleri ile Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları'nın A.1. ve B.3.1. maddeleri gereği, DASK'ın sorumluluğu ZDS poliçesindeki sigorta bedeli ile sınırlıdır. Zorunlu deprem sigortası yapma konusunda tek yetkili konumunda olan DASK, kendi adına sigorta poliçesi düzenleme yetkisini, diğer (özel) sigorta şirketleriyle yaptığı yetki sözleşmeleriyle bu şirketlere bırakmakta ve özel sigorta şirketleri DASK poliçesinin kurum nam ve hesabına düzenlenmesine aracılık etmektedir.

Somut olayda; davacıya ait konut için zorunlu deprem sigorta poliçesinin, ihbar olunan ... Sigorta A.Ş. tarafından 18.07.2011 tarihinde 1 yıl vadeli olarak düzenlendiği; poliçede taşınmaz yüzölçümünün 100 M2 ve sigorta bedelinin 59.000,00 TL. olduğu; davaya konu deprem olayının (23.10.2011 tarihinde) gerçekleşmesinden sonra, 20.02.2012 tarihinde ... Sigorta A.Ş. tarafından "DASK M2 Artış Belgesi" başlıklı zeyilname ile sigortalı konut alanının 140 M2 ve sigorta bedelinin de 82.600,00 TL. olarak düzeltildiği görülmektedir. Davacı ise, poliçenin ilk halindeki 59.000,00 TL'lik sigorta bedeli ile zeyilden sonraki 82.600,00 TL'lik bedel arasındaki farkın tahsilini istemektedir.

Davacıya ait sigortalı konutun yeniden yapım maliyeti, 05.05.2015 tarihli bilirkişi raporunda, 100 M2'nin esas alınması halinde 56.500,00 TL. ve 140 M2'nin esas alınması halinde 79.100,00 TL. olarak hesaplanmıştır. Davalı DASK'ın, davadan önce 57.820,00 TL. tazminatı davacıya ödediği de dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece, DASK poliçesi ile bina M2 artışına ilişkin zeyilname geçerli kabul edilip, anılan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davalı DASK'ın sorumlu olduğu miktar belirlenmiştir. Ne var ki; 23.10.2011 tarihindeki depremde ağır hasar görüp yıkılan davacı konutu için düzenlenen DASK poliçesinde yapılan 20.02.2012 tarihli M2 artışına ilişkin zeyilnamenin geçerli kabul edilişinin hukuki gerekçesine kararda yer verilmemiştir.

Açıklanan tüm bu vakıalar karşısında; DASK poliçesi kapsamındaki deprem rizikosunun gerçekleşmesinden sonra yapılan zeyilnamedeki sigorta bedelinin, kural olarak sadece zeyil tarihinden sonraki rizikoları temin edeceği; ancak, davacıya ait konutun ağır hasar görüp yıkımına karar verilmesinden (tamamen yok olmasından) sonra 20.02.2012 tarihli zeyilname ile konut M2'sinin 100'den 140'a çıkartılmasında ve tamamen yok olan bir konut için ileriye dönük zeyilname düzenlemesinde davalı DASK'ın hukuki yararı bulunup bulunmadığının hükümde tartışılıp gerekçelendirilmesi ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1), (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı DASK vekili ve ihbar olunan ... Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden davalı ... Sigortaları Kurumu ile ihbar olunan ... Sigorta A.Ş'ye geri verilmesine 17/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/11682, K. 2019/7620, 17 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/11682
Karar No
2019/7620
Tarih
17 Haziran 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2016/11693 K.2019/32492
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/11698 K.2019/7262
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/11704 K.2019/6077
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/11707 K.2019/7861
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/11710 K.2019/5699
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/11716 K.2019/7263

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.