KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/12215 E., 2019/7723 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 11.06.2019 Salı günü davalı ... vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... geldiler. Davacı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalılar vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı ...'in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını, ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazını önce boşanma davası ile davalı ...'ye devrettiğini onun da iki ay sonra dava dışı şahsa devrettiğini belirterek yapılan tasarrufun iptali ile bedelin üçüncü kişiden tahsilini talep etmiştir. Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazın evlilik birliği içinde edinildiğini, müvekkil üniversite de öğretim görevlisi olduğunu mal kaçırma amacının olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalı ...,duruşmada davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, karı-koca olan davalıların mal bölüşümünün mahkeme tarafından belirlenmediği, anlaşmalı boşanma esnasında ibraz edilen protokol doğrultusunda mahkemeye ilettikleri irade ile dava konusu taşınmazın devrinin boşanma kararında yer aldığı, esasen, mahkemece tescil yönünde bir hüküm tesis edilmediği, sadece yukarıda belirtildiği gibi “Protokolün 3. maddesinde adres ve tapu bilgileri bildirilen taşınmazın üzerindeki ipotek ile birlikte bedelsiz olarak davacıya devredileceğinin davalı tarafından taahhüt edildiğinin tespitine” şeklinde karar verildiği,
tarafların daha sonra tapu dairesine başvurarak taşınmazın devrini satış sözleşmesi şeklinde gerçekleştirdikleri, davalı ... (...) ...'ın davalı eşi borçlu ...'ın mali durumunu ve alacaklılardan mal kaçırma ve onlara zarar verme kastını bilmemesine imkan bulunmadığı, bu nedenle, taraflar arasındaki tasarrufun İ.İ.K.'nun 280. maddesine göre iptale tabi olduğu,
emsal Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, taraflar arasındaki tasarrufun boşanma protokolü ile gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, bu durumda, tasarruf tarihinin resmi satışın yapıldığı 08/12/2014 tarihi olarak değil, taraflar arasındaki boşanma protokolünün tanzim edildiği 20/11/2014 tarihi olarak kabulü yerinde olduğu o tarihte de taraflar arasındaki evlilik birliğinin devam ettiği, ayrıca, savunmaya göre taşınmazın devri, davalının evlilik birliği içerisinde edinilen taşınmaza yaptığı katkıya karşılık gerçekleştiğinden, tasarrufun, “ivazlı” bir tasarruf olarak kabul edilmesi gerektiği, böyle olunca,
tasarrufun İ.İ.K.'nun 278/III-1.maddesine göre de iptale tabi olduğu sonucuna varıldığı ancak davalı ... (...) ...'ın taşınmazı 20/02/2015 tarihinde elinden çıkarttığından, davacı tarafın İ.İ.K.'nun 283/2. maddesine göre bu davalının taşınmazı elinden çıkarttığı tarihteki kaim değerini tazminat olarak davalı ...'den tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/12215, K. 2019/7723, 18 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama