KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/13835 E., 2019/6448 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
789 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki muvazaalı işlemin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili tarafından ilk açılan davada, davalı müflis Müdüroğlu Gıda San. ve Tic.Ltd.Şti'nin, iflas erteleme davası devam ederken şirkete ait 7 ve 20 nolu parselleri alacaklılardan mal kaçırma amacı ile şirket ortağı ve temsilcisi Muammer'in kızı Şafak ile evli olan davalı ...'a devrettiğinden bu işlemin BK'nun 19.maddesi gereğince iptali ile Hakan'ın taşınmazı bir başka kişiye devrettiğinden haksız eylem nedeni ile sebepsiz zenginleşme tutarı olan 100.000,00 TL'nin davalı ...'dan faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
İkinci dava da ise, 7 ve 20 nolu taşınmazları davalı ...'dan satın alan Okan'ın borçlu şirket ortağı ve müdürü Muammer'in eşi Mücella'nın ablasının damadı olduğu ve davalı ...'ın taşınmazı borçlu şirkete kiraya vererek tapuya şerh verdiğinden, Okan'a yapılan satış ile borçluya verilen kira Sözleşmesinin BK'nun 19.maddesi gereğince iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalar arasında irtibat bulduğundan mahkemece birleştirme kararı verilmiştir.
Davalı Merbut Gıda Araç Kiralama İnş.İth.İhr.San. ve Tic. A.Ş. vekili, davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini, taşınmazları diğer davalı ...'dan kiralandığını ve kira parasının bankaya yatırıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili ile diğer davalılar arasında davacının iddia ettiği gibi akrabalık ilişkisinin olmadığını, olsa bile 3. dereceden uzak hısımlığın muvazaa için yetirli olmadığını, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu belirterek haksız açılan davanın reddinin gerektiğini savunmuştur. Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların tapudaki satış değerleri ile rayiç değerleri arasında aşırı düzeyde bir fark olduğu, taşınmazların önceki sahibi davacı Müflis Müdüroğlu şirketi temsilcisi ve ortakları ile satın alan Hakan arasında nüfus kayıtlarına göre akrabalık (kayınpeder-damat) ilişkisi olduğu, Hakan'ın davacı şirketin ekonomik durumunu bilebilecek durumda olduğu, taşınmazların çok kısa aralıklarla el değiştirmesi, taşınmazı kiralayan Merbut Gıda Şirketi yetkilisi ile davalılar arasında yakınlık bulunması, taşınmazların değerine göre belirlenen kira bedelinin düşük olması,
taşınmazların satışının davacı şirketin iflasın ertelenmesi davasını açtığı gün yapılması, kira bedellerinin Merbut Şirketi tarafından kira sözleşmesi yapılmadan önceki bir tarihte ödenmesi gibi hususlar dikkate alındığında dava konusu taşınmazların davacı şirket tarafından alacaklılarından kaçırılmak amacıyla, muvazaalı olarak önce davalı ...'a, bilahare davalı ...'a devredildiği, gerçek bir satış işleminin bulunmadığı,
muvazaalı satış işleminin iptali ile taşınmazların önceki maliki adına tescilinin gerektiği, ayrıca davalılar arasında yapılan kiralamaya ilişkin muvazaalı tasarrufun da iptalinin gerektiğinden bahisle birleşen davanın kabulüne bu dosyadan verilen kararın niteliğine göre esas dosyadaki alacak talebi hakkında karar verilmesine gerek olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, BK'nun 19.maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı ve davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-BK'nun 19.maddesine göre açılan davada amaç alacaklının alacağına kavuşmasını temin olduğu için, İİK'nun 283/1.fıkrasının kıyasen uygulanması sonucu muvazaalı işlemin alacak ve ferileri ile sınırlı olarak iptali ile davacıya haciz ve satış isteme yetkisinin verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
3-Davacı iflas idaresi 7 ve 10 nolu parselin davalı ...'a ondan da Okan'a yapılan satışı ile Merbut Gıda A.Ş'ne verilen kira sözleşmesinin iptalini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verdiğine göre yargılama gideri, harç ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ne göre vekalet ücretinin herbir işlemin tarafı yönünden ayrı ayrı takdir edilmesi gerekirken tüm halinde hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nin geçiçi 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nin 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/13835, K. 2019/6448, 21 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama