KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/13867 E., 2019/6501 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm davacı vekili ve davalı ... tarafından yasal süresi içerisinden temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü;
-K A R A R-
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde, davalı ...'ın ... 'a çarparak bitkisel hayata girmesine neden olduğunu belirterek davacılar için 5.000,00'er TL maddi, 5.000,00'er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde, davacıların murisi ... 'ın vefat ettiğini belirterek 5.000,00'er TL destek tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini ıslahla ... için 10.860,42 TL, ... için 8.722,87 TL olarak arttırmıştır.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece ... için 10.860,42 TL maddi 2.500,00 TL manevi, ... için 8.722,87 TL maddi 2.500,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, birleşen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının, davalı ...'ın tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar ve tarafların sosyal ve ekonomik durumu dikkate alındığında, davacılar lehine takdir olunan manevi tazminat miktarlarının bir miktar düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/13867, K. 2019/6501, 21 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama