KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/15487 E., 2018/8283 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Hükmüne uyulan bozma ilamında; zamanaşımı süresinin dolmadığı belirtilerek ... yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı davalı ...'na yapılan tebligatın usulsüz olduğuna, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığı gereğine değinilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın ... yönünden kısmen kabulü ile, 4.188,34 TL tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren (27/02/1999) tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davanın ... yönünden reddine, dair karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava trafik kazasına dayanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Kazaya sebebiyet veren aracın malikinin gerçek kişi olduğu, malikin tacir olduğuna ve aracın ticari amaçla kullanıldığına dair bir bilgi veya belgeye rastlanmadığı anlaşılmakla aracın ticari niteliğinin bulunmaması
nedeniyle alacağa yasal faiz uygulanması gerektiği gözetilmeden avans faizine dair karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacı vekili, 27/02/1999 tarihinde gerçekleşen kazada müvekkili kuruma ait aracın hasar gördüğünü belirterek, karşı aracın sürücüsü ve malikine karşı maddi tazminat istemli dava açmıştır.
Kazaya karışan aracın kaza tarihinde trafik sicilinde davalı ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Davalı ... vekili kaza tarihinden önce davalı ...'nin aracı sattığını savunmuş ise de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20/d maddesi ile trafikte kayıtlı motorlu araçların her çeşit satış ve devirlerinin araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi esas alınarak noterce yapılacağı, noter tarafından yapılmayan satış ve devirlerin geçersiz olduğu düzenlenmiştir.
Davalı ...'nun maliki olduğu aracı kaza tarihinden önce yukarıda açıklanan prosedüre uymaksızın harici olarak satıp teslim etmiş olması hukuki sorumluluğunu kaldırmaz. Bu durumda mahkemece davalı ...'nin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85. maddesi gereğince araç maliki, işleten sıfatıyla tazminatla sorumlu tutulması gerekirken hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
4-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/15487, K. 2018/8283, 26 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama