KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/15762 E., 2019/8590 K.·-k A R A R-
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma
1-Davalılardan ... vekillerinin karar tarihinden sonra 15.06.2016 tarihinde vekillikten istifa dilekçesi sunduğu, dilekçenin davalı ...'a tebliğe çıkarılmadığı anlaşılmaktadır.
2-Davalı ...'a hükmün TK'nın 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği görülmektedir. Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine göre "Tebligat, tebliğ yapılacak kişinin bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki, kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebliğ yapılması caizdir.
(Ek fıkra:11.01.2011-6099 SK/3.md) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi (Ek fıkra 11.01.2011-6099 SK /5.md) gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli ayrılmış dahi olsa, tebliğ memuru imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" hükmünü içermektedir.
Somut olayda, davalı ...'a gerekçeli karar tebliği tebligat üzerinde mernis şerhi bulunmadığı halde TK 21/2'ye göre tebliğ edilmiş olup, tebliğ yapılan adresin tebliğ tarihinde davalının mernis adresi olup olmadığı bilinmediği
gibi mernis şerhi bulunmaksızın o adrese TK 21/2'ye göre tebliğ yapılması da mümkün değildir. O halde davalıya yapılan bu tebligat, tebligat yasası hükümlerine uygun değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/15762, K. 2019/8590, 26 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama