İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/16689 K.2019/8669

Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın reddine ilişkin verilen hüküm, davacılar vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2016/16689Karar2019/8669Tarih30 Eylül 2019Okuma4 dk · 759 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2016/16689 E., 2019/8669 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Eylül 2019
Mahkemesi
Tüketici Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

759 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın reddine ilişkin verilen hüküm, davacılar vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, davacılar murisi tarafından kullanılan 45.000,00 TL'lik konut kredisini teminat altına almak amacıyla davalı sigortacı tarafından hayat sigorta poliçesi düzenlendiğini, kredi taksit ödemeleri devam ederken ve poliçe süresi içinde ölümün gerçekleştiğini, prim tahsilatının yapılamaması nedeniyle poliçelerin iptal edildiğinin bildirildiğini, 3 ayrı poliçenin de aynı sebeple iptal edildiği ya da primin tahsil edilemediği konusunda sigortalı murise yapılmış uygun bir ihtar bulunmadığını,

ölümden sonra birkısım kredi taksitini davacıların ödemek zorunda kaldığını belirterek sigorta poliçesinin geçerli olduğu ve davacıların kredi borcundan sorumlu olmadıklarının tespiti ile ödenen kredi taksit tutarı olan 1.737,61 TL'nin faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; sigorta sözleşmesi ile sigorta primlerinin sigortalının banka hesabından tahsili kararlaştırıldığı halde hesapta yeterli nakit bulundurulmadığından prim tahsilatının yapılamadığı, davacılar murisi sigortalının cep telefonuna yollanan mesaj ile durumun bildirildiği, davalı tarafın poliçeleri iptalinin haklı gerekçeye dayandığı ve davacı taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, hayat sigorta poliçesine dayanan menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.

Davacılar murisi ile davalı sigorta şirketi arasında, ikisi 10 yıllık ve biri 9 yıllık (uzun süreli) 3 ayrı hayat sigorta poliçesinin imzalı olduğu; davalı sigortacı adına acentesi olan davalı ...Ş'nin poliçeleri düzenlediği; poliçeler gereği ilk bir yıl içerisinde ve taksitli biçimde ödenmesi gereken toplam poliçe primlerinin 1.479,71 TL, 1.501,05 TL, 1.195,67 TL olarak kararlaştırıldığı; davacılar murisine ait mevduat hesabından prim tahsilatlarının yapılması konusunda tarafların mutabık olduğu; poliçelerin ilk prim taksitlerinin ödendiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

Davalı sigortacı, 3 ayrı poliçeye ait 14.03.2011- 21.10.2011 ve 24.04.2012 vadeli prim taksitleri ödenmediği için poliçeleri iptal ettiğini gerekçe göstererek ödeme yapmaktan imtina etmiş; mahkeme tarafından da davalının poliçe iptali gerekçesi yerinde bulunarak poliçelerin yürürlükte olmadığı sonucuna varılmak suretiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Davacılar murisi ile davalı sigortacı arasındaki poliçelerin tanzim tarihinde ve poliçelerin iptal edildiği tarihlerde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nun 1297. maddesinde "Bir yıldan uzun süreli can sigortalarında, sigorta ettiren kimse, sigorta primini 1295. madde gereğince vermemiş veya prim tecil edilmiş yahut taksitlere bağlanmış olduğu halde işbu primi veya herhangi bir taksidi vadenin bitiminde ödememiş ise, sigortacı,

kendisinin veya akid sıfatıyle hareket eden vekilinin yazı ile sigortacıya bildirilmiş son ikametgah veya meskenine resmi bir ihtarname veya taahhütlü mektup göndererek bir ay içinde söz konusu ücret veya taksidi ödemez ise sigortanın feshedilmiş olacağını ihtar eder. Bu sürenin bitiminde borç ödenmemiş ise sözleşme feshedilmiş olur" düzenlemesine yer verilmiştir. Yine, Hayat Sigortası Genel Şartları'nın C.1. maddesinin 5. bendinde de aynı yönde düzenleme yapılmıştır.

Anılan yasa maddesi ile genel şartlarda, primin ödenmesine ilişkin ihtarın biçimi açıkça belirlendiği gibi, bu düzenlemelerde ifade olunan prim ödenmesi ihtarının "sigorta ettirene" yapılacağı ibaresinden prim ödeme borcu altında bulunana ihtar yapılmasının anlaşılması gerektiği de açıktır. Zira lafzi yorumla, ihtarın sigorta ettirene yapılacağı kabul edildiğinde; somut olayda olduğu gibi, poliçede sigorta ettiren olarak yer alan, davalının acentesi konumundaki banka şubesine yapılacak ihtarın yeterli olduğu gibi bir sonuca ulaşılacaktır ki, bu sonuç da sigortacının prim konusundaki ihtar yükümlülüğüne ilişkin olarak mevzuata

konulan ve sigortalıyı keyfi uygulamalardan korumayı amaçlayan düzenlemenin bertaraf edilmesine yol açmaktan öteye geçmeyecektir.

Somut olayda; davacılar murisi tarafından ödenmediği için poliçe iptaline sebep kılınan (3 ayrı poliçedeki) 14.03.2011- 21.10.2011 ve 24.04.2012 vadeli prim bedellerinin, prim tahsilatının yapılacağı murise ait banka mevduat hesabında anılan tarihler itibariyle bulunmadığı, alınan bilirkişi raporuyla saptanmıştır. Davalı sigortacı tarafından, poliçelerin prim taksitlerinin ödenmesi konusunda, davacılar murisi sigortalıya yapılmış yazılı bir ihtar bulunmamaktadır.

Bir an için, davalı tarafından hesabın müsait hale getirilmesi konusunda acentesi olan banka şubesine bildirimin yeterli olduğunun kabulü halinde ise, prim ödeme borcu altında bulunan sigortalı murise acente tarafından anılan şekle uygun ihtarda bulunulması gerektiği gözetilmelidir. Aksi yöndeki kabul, ihtar yükümlülüğüne ilişkin mevzuat hükümlerinin konuluş amacını yok saymak anlamına gelecektir.

Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında mahkemece; davalı sigortacının, prim taksitlerinin ödenmesi konusunda mevzuatın yüklediği şartlara uygun biçimde sigortalı murise ihtarda bulunmadığı; Medeni Kanun'un 2. maddesindeki objektif iyiniyet kuralları gereği, hakkın kullanımında iyiniyetle hareket edilmesi zorunluluğu çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesiyle, davalı sigortacının acentesi olan davalı bankaya sigorta ettiren sıfatı nedeniyle yapacağı bildirimin yeterli görülemeyeceği; davalı sigortacının prim ödenmemesi nedenine dayanan poliçe iptalinin geçerli bir iptal olmadığı dikkate alınarak davalıların sorumluluğunun değerlendirilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 30/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/16689, K. 2019/8669, 30 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/16689
Karar No
2019/8669
Tarih
30 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/16712 K.2019/8325
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/16731 K.2019/17200
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/16735 K.2019/8129
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/16740 K.2019/15887
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/16744 K.2019/8824
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2016/16756 K.2019/15525

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.