KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/17590 E., 2019/2084 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın reddine ilişkin verilen hüküm, davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü;
-K A R A R-
Davacılar vekili, dava dışı ...'a ait traktör ile davacıların murisi ...'nin kaza yapması sonucu vefat ettiğini belirterek, 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK.nun 2. maddesinde "Bu kanun, karayollarında uygulanır. Ancak, aksine bir hüküm yoksa,
a)Karayolu dışındaki alanlarda kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile,
b)Erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da," Bu kanun hükümleri uygulanır" hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda mahkemece kazanın tarım arazisinde meydana geldiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karayolu tanımı 2918 sayılı Yasanın 2. maddesinde
yapılmıştır. O halde, kaza yerinin karayoluna bağlantısı bulunan yerlerden olduğu kabul edilerek KTK.nun 2. maddesi hükmü gereğince KTK'nın uygulanacağı göz önüne alınarak işin esasına girilerek toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine hükmedilmesi doğru değil, bozma sebebidir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/17590, K. 2019/2084, 26 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama