KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/17952 E., 2019/7167 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali (rücuen tazminat) davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 11.11.2012 tarihinde, davalının maliki ve sürücüsü olduğu araçla alkollü şekilde yaptığı kaza sonucunda araçta yolcu olarak bulunan ...'ın vefatı nedeniyle yakınlarına ödenen destekten yoksun kalma tazminatının rücuen tahsili için Serik 1. İcra Müdürlüğü'nün 2014/58 sayılı dosyasında başlatılan takibe davalının vaki itirazının iptali ile %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir
2-Dava, trafik kazasında ölüm nedeniyle yapılan ödemenin rücuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının maddi tazminat isteminin reddine karar verildiğine göre, reddedilen maddi tazminat üzerinden, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına red vekalet ücreti takdiri gerekirken hükmedilmemesi doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/17952, K. 2019/7167, 10 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama