KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/17975 E., 2019/8187 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, muris ...'nin Finansbank A.Ş.'den 17/06/2009 tarihinde kredi kullandığını, davalı taraf olan şirkette Finansbank A.Ş. Uzun Süreli Grup Hayat Sigortası Katılım Sertifikası ile hayat sigortalı olduğunu, murisin 02/02/2013 tarihinde vefat ettiğini, ölümün sigortalılık süresi içerisinde gerçekleştiğini ancak sigorta şirketinin ödeme yapmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 19.250,00 TL'nin 02/02/2013 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 9.421,07 TL'nin temerrüd tarihi olan 29/04/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; karar, davalı vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalı ...Finans Emeklilik Ve Hayat A.Ş vekili tarafından dosyaya uyap üzerinden gönderilen 05.08.2019 işlem tarihli dilekçe ve yine davacılar vekili tarafından dosyaya uyap üzerinden gönderilen 05.09.2019 havale tarihli dilekçe ve ekinde 20.07.2019 tarihli sulh ve ibra sözleşmesi sunulmuş olup bu belgelere göre, karar
tarihinden sonra davalı sigorta şirketi ile davacılar arasında 20.07.2019 tarihinde sulh ve ibra sözleşmesi düzenlendiği, anlaşma mukabilinde 22.237,97 TL ödeme yapıldığı belirtilmiştir. Ödeme ya da ibra borcu sona erdiren işlemlerden olup, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman taraflarca ileri sürülebilir.
Bu durumda anılan belge ve ödemeler değerlendirilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin ve davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/17975, K. 2019/8187, 18 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama