KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/18729 E., 2019/8990 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
616 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, 07.08.2013 tarihinde davalıların işleten, sürücü ve trafik sigortacısı oldukları aracın davacıların eş/babası yaya Hamit'e çarptığını ve vefatına sebep olduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile davacı ... için 20.000,00 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi maddi tazminattan sorumlu) tahsilini talep etmiş, talebini 34.449,61 TL olarak ıslah etmiştir. Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 34.449,61 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 07/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, ... için 4.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... için 2.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'ye verilmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... için 4.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ...
için 2.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Dava, trafik kazası nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
6098 sayılı TBK m. 56 hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözönünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Yukarıda belirtilen hususlar ve olay tarihi, tarafların kusur durumları gibi hususlar da dikkate alındığında, davacılar için takdir edilen manevi tazminatın bir miktar az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davacılar vekili dava dilekçesinde, manevi tazminatın davalı malik ve sürücüden müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, davalı malik ve sürücü aleyhine ayrı ayrı ve farklı miktarlarda manevi tazminata
hükmedilmiş olup, müştereken ve müteselsilen talep edilen manevi tazminatın, bölünerek, davalı malik ve sürücüden ayrı ayrı tahsiline karar verilmesi de doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/18729, K. 2019/8990, 7 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama