KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/18762 E., 2019/9366 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
500 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yargılaması sonunda, kararda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalılardan ...'in 28/10/2015 tarihinde ... plakalı tır aracı ile davacıların yakınları olan Hakan Üstündağ'ın kullandığı ... plakalı araca çarpması sonucu ölümlü trafik kazasına sebebiyet verdiğini, ... ölümü üzerine anne ve babası olan ... ve ...'ın oğullarının desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ... ve ...'a 2.000,00'er YTL'den toplam 4.000,00 YTL maddi tazminatın, ... ve ...'a 40.000,00'er YTL, diğer her bir davacı için 20.000,00'er YTL olmak üzere toplam 220.000,00
YTL manevi tazminatın davalılardan olay tarihi 28/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yıllık en yüksek avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacılar ... ve ...'ın açtıkları maddi tazminat davasının vaki feragat nedeniyle reddine, davacı anne ve baba, ... ve ... için 10.000,00'er TL, davacı murisin kardeşleri ..., ..., ..., ... ile ..., ..., ... için her biri bakımından takdiren 5.000,00 TL olmak üzere toplam 55.000,00 TL manevi tazminatın 28/10/2005 olay tarihinden itibaren değişken oranda yasal faizi ile birlikte iş bu davalılar ..., ..., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davalı ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nun 304. Maddesinde "Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir." Anılan yasa maddesinde de belirtildiği üzere hesap hataları veya benzeri açık hatalar düzeltilebilir.
Ama hüküm fıkrasında tashih ile yeni bir hak doğuracak şekilde düzeltme yapılamaz. Bu nedenle manevi tazminat yönünden verilen gerekçeli kararın "b" şıkkında "davalılar ..., ..., ..., ...'a verilmesine" şeklinde geçen cümlede sehven hak sahibi olmayanlar "..., ..., ..."a yer verildiği anlaşılmakla iş bu maddeden "..., ..., ..."ın çıkarılmasına, 6100 sayılı
HMK'nun 304. maddesi gereğince "davalı ...'e verilmesine" şeklinde tashih şerhi ile avukatlık ücretinin tahsil şeklinin değiştirilmesi doğru görülmemiştir.
3-Yargılama aşamasında davalı ... şirketi tarafından davacılara destekten yoksun kalma ve işgöremezlik tazminatları ödendiği, davalı ... şirketi vekilinin davacı taraftan vekalet ücreti talep etmediği anlaşılmakla, davalı ... şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/18762, K. 2019/9366, 14 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama