KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/1926 E., 2019/3093 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
497 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davacı ve davalı vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 13.03.2019 Çarşamba günü davacı vekili Av. ... geldi. Davalı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davacı ile davalı arasında imzalı 3. Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi'nin vadesi içinde gerçekleşen kazada ölenin yakınları tarafından davacı aleyhine tazminat davası açıldığını, davalıya bu davanın ihbar edildiğini, açılan davada davacı ve diğer sorumlular aleyhine tazminata hükmedildiğini, mahkeme kararının davacı tarafından temyiz edildiğini ancak kararın onama ile kesinleştiğini, kararın kesinleşmesinden sonra davacının icra dosyasına 29.03.2013'te 292.307,17 TL ödediğini,
ödenen bu bedelden maddi tazminat ve fer'ileri karşılığı olup davalının sorumlu olduğu 141.948,22 TL'nin davalıdan rücuen tahsili için başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının ödemesinin dayanağı olan olayın iş kazası şeklinde gerçekleştiğini, 3. şahıs Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 3.A.3 maddesi gereği sigortalıya hizmet akdi ile bağlı olan kişilerden vaki taleplerin teminat dışı olduğunu, davaya konu olayda ölenin 3. kişi olmadığını, davacının ödediği bedelin tamamını değil ancak kendi kusuruna denk gelen ve sorumlu olduğu miktarı şirketlerinden rücuen talep edebileceğini, faiz isteminin yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 98.906,61 TL. asıl alacak ve 4.024,01 TL. işlemiş faiz olmak üzere 102.930,62 TL'lik kısım yönünden iptali ile takibin devamına, fazla isteğin reddine, yasal şartları oluştuğundan 102.930,62 TL. üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; davacının maddi tazminat ödemesine neden olan olayda ölen kişinin, davacının işçisi ya da davacı adına vekaleten iş gören kişi olmadığı (3. kişi olduğu) dosya kapsamından anlaşıldığından, zararın teminat kapsamında olduğuna ilişkin mahkeme kabulünün yerinde görülmesine; dava dışı zarar sorumluları tarafından davacıya ödenen bedeller de düşülmek suretiyle, davacının rücuen talep edebileceği miktarın dosya kapsamına uygun biçimde hesaplandığı raporun hükme esas alınmış olmasına;
davalı sigortacının 3. kişiler tarafından davacıya yöneltilebilecek zarar taleplerinden doğan sorumluluğu teminat altına aldığı ve sorumluluğunun sigortalısı olan davacının olaydaki kusur oranına tekabül eden miktarla sınırlı olduğu dikkate alındığında, davacı tarafın icra inkar tazminatı ile vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının yerinde görülmemesine göre; davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 2.037,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/1926, K. 2019/3093, 18 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama