KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/19552 E., 2019/8506 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 25/06/2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının sevk ve idaresinde olan motosiklet ile davalı ...'ın yönetiminde olup diğer davalı ...Ş.'ne ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan özel otomobilin çarpıştığını, davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline.
7.000,00 TL manevi tazminatın da davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 25/02/2013 tarihli dilekçesi ile 1.000,00 TL tutarındaki talebinin 613,10 TL'lik kısmının müvekkilinin geçici ve kalıcı iş göremezliğine yönelik olduğunu, 241,90 TL'sinin araç parça bedeli olduğunu, 50,00 TL'sinin tamir ve işçilik bedeli olduğunu, 95,00 TL'sinin ise otopark ücreti olduğunu bildirmiştir.
Davalılar davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, maddi tazminat bakımından; davanın kısmen kabulü ile 796,98 TL'nin temerrüt (davalı ... yönünden 25.06.2011; davalı ... şirketi yönünden ise 06.11.2012) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve
müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat bakımından; davanın kısmen kabulü ile 1.500,00 TL'nin temerrüt (25.06.2011)tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2016 tarihinden itibaren 2.190,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu kararda, davacı lehine 796,98 TL maddi, 1.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş olup; karar, anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden, davalı aleyhine kabul olunan dava kısmının değeri kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı ... vekilinin temyiz isteminin reddine dair karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacının maluliyet oranına ilişkin olarak Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan alınan 03.03.2015 tarihli raporda davacının yaralanması neticesinde fonksiyonel ve anatomik araz bulunmadığından vücut çalışma gücünden kaybetmediği, 4 ay süre ile işgöremez kaldığı belirtilmiş ve mahkemece de bu rapor esas alınarak yapılan hesaplama hükme esas alınmıştır. Kaza tarihi 25.06.2011 itibariyle yürürlükte olan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümleri esas alınması gerekirken tüzük hükümleri veya yönetmelik hükümlerinden hangisinin esas alındığı belirtilmeyen raporun hükme dayanak yapılması doğru olmamıştır.
O halde mahkemece davacının maluliyetinin, kazanın vuku bulduğu tarihte yürürlükte olan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri ve hakkaniyet kuralları gereğince tespiti için ATK 3. İhtisas Dairesi'nden maluliyet raporu aldırılması ve sonrasında gerekirse konusunda uzman bilirkişiden yeniden aktüerya raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/19552, K. 2019/8506, 25 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama