KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/2413 E., 2016/7100 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacı vekili, davalılardan ...'in sürücüsü, ...'un maliki olduğu aracın müvekkil şirket tarafından sigortalı bulunan araca çarpmak suretiyle zarar görmesine sebebiyet verdiği, olayın meydana gelmesinde davalı tarafın %100 kusurlu olduğu, sigortalıya ödenen 3.637,00 TL'nin kaza tarihi olan 21/06/2005 tarihinden itibaren işleyecek merkez bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı en yüksek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ..., aracın kendisi ile ilgisi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, 3.637,00 TL'nin 11/07/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, karşı araç maliki olarak ... bildirilmiştir. Karşı aracın plakası ....olup araca ait ruhsat belgesinde malikin ... olarak görüldüğü, baba isminin ..., doğum tarihinin 1948, doğum yerinin ... olduğu görülmüştür. Dava dilekçesinin ve kararın tebliğ edildiği karşı araç maliki olduğu düşünülen ... ise .... oğlu ... doğumludur. Her iki şahıs birbirinden farklı kişiler olup isim benzerliği söz konusu olup davalı, aslen dava dışı ..., araçla ilgisinin olmadığını davanın reddedilmesini savunduğu halde hakkında pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar
verilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme sonucu anılan davalı aleyhine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/2413, K. 2016/7100, 9 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama