KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/2883 E., 2018/2245 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu İbrahim hakkında takip başlatıldığını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunun dava konusu taşınmazlarını 02.05.2014 tarihinde diğer davalı ...'ye sattığını belirterek, tasarrufların iptalini talep etmiştir.Davalı ... vekili, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Davalılar İbrahim, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.Mahkemece, dava konusu taşınmazlarını tapudaki satış bedelleri ile gerçek değerleri arasında fahiş fark olduğu ve davalı borçlunun kötü niyetli olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
1-İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.Tasarrufun iptali davasını elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklı açabilir.
(İİK.m.277) Bu husus, dava şartı olup, hâkim görevi gereği doğrudan gözetmek zorundadır.Somut olayda, dava dayanağı takip dosyasında İİK'nun 105.maddesinde belirtildiği şekilde yapılmış bir haciz bulunmadığı gibi İİK'nun 143.maddesinde belirtilen aciz belgesi de sunulmamıştır. Bu durumda, borçlunun aciz hali ispatlanmamış olduğundan davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/2883, K. 2018/2245, 13 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama