KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/3372 E., 2016/6352 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalılar ... ve ... Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 03.04.2013 tarihinde davalı ...’ye zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı,...’ye ait, sürücü ... idaresindeki araç ile kusurlu olarak geri manevrası yaparken müvekkili idaresindeki araca çarptığını, meydana gelen trafik kazasında araçta hasar oluşması nedeniyle değer kaybı oluştuğunu, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak araç değer kaybı için 5.000,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile 2.500,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalılar ... ve .... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar ... ve... İnş. Nak. Ltd. Şti. vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları temyiz itirazları reddedilmiştir.
2-Dava, trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen hasar nedeniyle değer kaybının tazmini istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan 29.07.2015 tarihli bilirkişi raporunda, aracın hasar durumuna göre değer kaybının 2.250,00 TL olduğu belirtilmiştir. Oysa davacının talep ettiği değer kaybı, aracın olay tarihindeki 2.el piyasa rayiç değeri (aracın km'si, modeli, kullanım tarzı, önceden hasarlı olup olmadığı vs gözönünde tutularak) ile aracın gerekli onarımları yapıldıktan sonraki haliyle piyasa değeri arasındaki farktır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda değer kaybı bu yönteme göre belirlenmemiştir. Bu nedenle rapor yetersiz olup hüküm kurmaya elverişli değildir. O halde yukarıda açıklanan Dairemiz uygulamasına göre makine mühendisi bilirkişisinden araç değer kaybı konusunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetli değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/3372, K. 2016/6352, 25 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama