KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/4185 E., 2018/7705 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ...'nın ... ... 2. Aile Mahkemesi'nin 2013/363 Esas, 2014/150 Karar sayılı 06/03/2014 tarihli kararı ile boşandıklarını ve müvekkili lehine 15.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi olmak üzere 30.000,00 TL tazminata karar verildiğini, kararın 10/06/2014 tarihinde kesinleştiğini, kararın ... 5. ... Müdürlüğü'nün 2014/11864 sayılı dosyası ile icraya konulduğunu ve kesinleştiğini, davalının karardan sonra mal kaçırmak amacıyla birlikte yaşadığı diğer davalı ...'ya ... ilçesi ... Mahallesi 2907 nolu parsel üzerinde bulunan A Blok 4. kat, 27 nolu bağımsız bölümü 08/04/2014 tarihinde devrettiğini, davalının mal kaçırmak amacıyla hareket ettiği, iyi niyetli olmadığı, bu nedenle buna yönelik tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının aciz belgesini sunmadığını, dava şartının yerine getirilmediğini, haczedilebilir mal varlığı bulunduğunu, borç miktarı ile diğer davalıya devredilen taşınmazın değeri kıyaslandığında müvekkilinin mal kaçırma amacıyla hareket etmediğini, satış değeri ile rayiç değer arasında fahiş fark bulunmadığını, gerçek değeri ile satıldığını, aksinin davacının ispatlaması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı ile davalı ... arasındaki boşanma davası devam ederken davalılar arasında davaya konu taşınmazın satışına ilişkin akit yapıldığı, bu açıdan
tasarrufun dava konusu teşkil edebileceği, ancak yargılama sırasında borcun sükut bulduğu ve bu hususun taraflarca beyan edildiği gerekçesiyle İİK 281 gereğince davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptaline ilişkindir.
Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgelerden davaya konu tasarrufun davalılar arasında muvazaalı olduğu, davalıların davanın açılmasına haksız olarak sebebiyet verdikleri, dava açıldığı tarihteki davacının haklılık durumunun varlığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalıların davanın açılmasına haksız olarak sebebiyet verdikleri hususunun ispatlanamaması nedeniyle davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalarına ilişkin verilen hüküm isabetli olmamıştır. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Ayrıca yargılama sırasında borcun sükut bulması sebebiyle alacağa almaya yönelik şahsi davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, bu durumda konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, hüküm kısmının 1. bendinde ‘Davanın İ.İ.K.'nın 281. maddesi gereğince REDDİNE’ şeklinde yazılması doğru değil bozma nedeni ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/4185, K. 2018/7705, 12 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama