KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/4683 E., 2019/1237 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
530 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ölüm ve cismani zarar nedeniyle açılan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili; davacıların ortak murisi ...'ün sevk ve idaresindeki araç ile davalı ... yönetimindeki kamyonun çarpışması sonucu meydana gelen müessif kazada ...'ün vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, henüz 26 yaşında vefat eden murisin ölümü ile davacıların destekten yoksun kaldıklarını, uğramış oldukları maddi ve manevi zararlarının davalı araç sürücüsü, işleteni ve sigorta şirketinden tazminini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili; isnat edilen kusuru etmediklerini, talep edilen tazminat miktarının fazla olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili; ceza mahkemesi kararına bağlı kalmaksızın kusurun ve zararın araştırılması gerektiğini, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davacı eş ... için 23.180,27 TL maddi, davacı anne ... için 63.107,24 TL maddi,davacı baba ... için 54.675,30 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 26/07/2012 tarihinden itibaren (sigorta şirketinden dava tarihinden ve sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
davacı eş ... için 20.000,00 TL manevi,davacı anne ... için 10.000,00 TL manevi, davacı baba ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın,davacı kardeş ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, dair verilen kararı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalılar ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
1-Hükmü temyiz eden davalılar ... ve ...’ün 12.05.2015 tarihli dilekçeleriyle temyiz isteğinden feragat ettiklerini bildirdikleri anlaşıldığından, temyiz isteminin feragat nedeniyle reddi gerekmiştir.
2-Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminata ilişkindir.
Anayasanın 35. ve 36. maddeleri ile 6100 sayılı HMK.'nun 27. maddesi uyarınca, taraflar dinlenilmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm verilemez. Aksi halde savunma hakkı kısıtlanmış olur. Yine, 6100 Sayılı HMK.'nun 280. maddesi son cümlesi gereğince bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edilmesi, 281/1 maddesi hükmüne göre de; tarafların bilirkişi raporunun tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir.
Somut olayda; hükme esas alınan 06.03.2015 havale tarihli, hesap bilirkişisi... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunun ve 21.11.2015 havale tarihli ek raporun davalılara tebliğ edilmemiş olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı tarafın savunma hakkının kısıtlanmasına sebebiyet verecek şekilde, eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Davalıya bilirkişi raporunun usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek iki haftalık beyan süresinin dolması beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalı tarafın savunma hakkını kısıtlayacak şekilde, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/4683, K. 2019/1237, 11 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama