İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/494 K.2016/6024

Davacılar ..., ..., ... ile davalılar ..., ..., ... arasındaki dava hakkında Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 07/05/2013 gün ve 2011/535-2013/290 sayılı hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.4.2015 gün ve 2013/20519…

Esas2016/494Karar2016/6024Tarih17 Mayıs 2016Okuma4 dk · 777 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2016/494 E., 2016/6024 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Mayıs 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

777 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacılar ..., ..., ... ile davalılar ..., ..., ... arasındaki dava hakkında Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 07/05/2013 gün ve 2011/535-2013/290 sayılı hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.4.2015 gün ve 2013/20519 Esas-2015/6162 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş olup, süresi içinde davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

- KARAR -

Davacılar vekili, davalı ... idaresindeki davalı ...'a ait araç ile davalı ...'ın sürücüsü ve aynı zamanda işleteni olduğu aracın çarpışması ve çarpmanın etkisiyle davalı ...'ın kullandığı aracın savrularak davacıların murisi yaya ...'a çarpması neticesinde meydana gelen kazada ...'ın öldüğünü belirterek, davacı eş ... için 25.000,00 TL, davacı reşit çocukları ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL'den toplam 45.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ..., istenen tazminatın fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Davalı ..., kazaya karışan ... plakalı aracın ruhsat sahibi olduğunu, dava ile ilgisi olmadığını savunmuştur.

Davalı ... vekili, olayda kusuru bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile kaza tarihinden itiberen işleyecek yasal faizi ile birlikte 9.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 6.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'tan tahsili ile davacı ...'a verilmesine; davacılar Kani ve Dilek için ayrı ayrı olmak üzere kaza tarihinden itibaren

işleyecek yasal faizi ile birlikte 4.800,00'er TL manevi tazminatın davalı ... ve ...'den müştereken ve müteslsilen tahsili ile bu davacılara verilmesine, 3.200,00 TL manevi tazminatın davalı ...'tan tahsili ile bu davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dairemizce verilen 28.04.2015 gün ve 2013/20519 - 2015/6162 sayılı bozma kararında; davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine ve davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatın az olduğu, arttırılması gerektiği belirtilmiştir.

Davacılar vekilinin karar düzeltme talebi üzerine dosyanın yeniden yapılan incelemesinde;

HGK'nın 24.6.1983 gün ve 1981/9-533 Esas - 1983/724 karar sayılı ilamı özeti: “bir davacının kendilerinin tamamen kusursuz olduğundan söz ederek zararlı sonucu meydana getiren zincirleme borçlulardan biri aleyhine açtığı bir davada zararın tümünü istemesi, örtülü olarak değil aksine BK'nın 142.maddesinde öngörülen zincirleme sorumluluk kuralına açık bir şekilde dayandığının en belirgin bir kanıtıdır. Bu gibi durumlarda zincirleme sözcüğünün dava dilekçesinde kullanılmamış olması, sonuca etkili değildir.“ şeklindedir.

Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK'nın 50.maddesi, ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK'nın 51. maddesi uyarınca ve aynı Yasanın 142. maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir.

Ancak, aynı Yasanın 141. maddesi gereğince teselsül, ister yasadan, ister sözleşmeden doğmuş olsun, bu kuraldan yararlanma hakkı sadece zarara uğrayanın, daha geniş bir deyim ile alacaklınındır. Zarara uğrayan (alacaklı), bu hakkını kullanmadıkça,yani müteselsilen tahsil isteğinde bulunmadıkça, mahkeme resen onun yararına teselsül kuralını uygulayamaz. Çünkü Hakim istek ile bağlı olup, istek dışı karar veremez. Usulün 74. maddesi buna engeldir.

Ana kural bu olmakla ve davacıların dava dilekçesinde müteselsilen sözcüğünü kullanmak suretiyle tahsil isteği bulunmamakla beraber; dava dilekçesindeki, sözlerden ve ileri sürülen olaylardan ve bunların yorumundan, davacının dolaylı bir biçimde müteselsilen bir ödetme isteği bulunduğu anlaşıldığı takdirde, yukarıda belirtilen kuralın

uygulanmasında yasal bir sakınca yoktur. Nitekim HGK'nın 23.3.1966 gün ve 9/3 Esas, 80 Karar sayılı ilamında da aynı görüş açık ve seçik olarak vurgulanmıştır. Kuşku yoktur ki yapılacak yorumlarda temel hüküm BK'nın 18. maddesidir. Bu genel yorum kuralı, dava sırasındaki bir beyanın, ya da dava ve cevap dilekçeleri ile tarafların yine dava sırasındaki yazılı bildirimlerinin yorumunda da uygulanır.

Çünkü, gerek dava dilekçeleri, gerekse tarafların dava sırasındaki sözlü ve yazılı diğer bildirimleri, kural olarak, birer hukuksal işlemdir ve her hukuk işlemi gibi BK'nun 18 ve MK'nın 2. maddeleri gereğince bildirimde bulunanın kullandığı sözlere bakılmayarak, afaki iyiniyet kurallarınca kullanılan sözlerden veya yazılardan ne gibi bir anlam çıkarılması gerektiği belli edilerek yorumlanmalı ve bu yorum sonucuna göre işlem yapılmalıdır (HGK.nun 3.4.1963 gün ve 2/93 E., 29 K.).

Karar düzeltme incelemesine konu olan bu davada, davacılar vekili tarafından düzenlenen dava dilekçesinde, gerçekten açık bir şekilde müteselsilen sözcüğü kullanılmak suretiyle tahsil isteği mevcut değildir. Ne var ki, davacılar davalıların maliki ve sürücüsü olduğu araçların kazası sonucu hiç kusuru olmayan miras bırakanlarının ölümü nedeniyle manevi tazminattan sorumlu oldukları belirtilerek dava açılmıştır. O halde, Borçlar Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu hükümleri gözönüne alınarak davalıların zararın tümünden sorumlu olduğu ve davada teselsül kuralına dayanıldığı kabul edilerek, gerçekleşen zararın istek doğrultusunda tahsiline karar verilmek gerekirken, dava dilekçesinin yorumunda hataya düşülerek, davalıların kusuru oranında ödetmeye karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıdaki bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 28.04.2015 gün ve 2013/20519-2015/6162 sayılı ilamındaki bozma nedenlerine (3) nolu bent olarak eklenerek hükmün BOZULMASINA, tashihi karar peşin harcının istek halinde davacılara geri verilmesine, 17/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/494, K. 2016/6024, 17 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/494
Karar No
2016/6024
Tarih
17 Mayıs 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/494 K.2016/5656
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2016/495 K.2016/3140
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/495 K.2016/8620
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2016/495 K.2016/2568
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2016/496 K.2016/574
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2016/496 K.2016/4395

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.