KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/6466 E., 2019/1920 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, 12/01/2014 günü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sürücü ... sevk ve idaresindeki ... araç ile karşılıklı çarpışması sonucunda ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacıların kazada ölen ...'ın desteğinden yoksun kaldıklarını beyanla, belirsiz alacak davası kapsamında 1.500,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Şirketi davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüyle davacı ... ... için 137.423,63 TL, davacı ... için 45.287,33 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanununun 45/2. maddesinde “ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararlarını da tazmin etmek lazım gelir” hükmüne yer verilmiştir. Bu yasal düzenleme doğrultusunda hükmedilmesi gereken maddi tazminat, davacıların daha önce aldıkları ancak murisin ölümü sonucu artık alamayacakları destek miktarıdır. Sağ kalan eşin kazadan sonra yeniden evlenmesi ile destek zararı son bulur.
Dava konusu olayda davacı eş ... ...'ın, eşi öldükten sonra 22.09.2014 tarihinde evlendiği nüfus kaydından anlaşılmakta olup, yeniden evlenen davacı eşin destek gereksinimi ve bakım ihtiyacı evlendiği gün sona ereceğinden, destekten yoksun kalma tazminatının davacının yeniden evlendiği güne kadar hesaplanması gerekirken tazminat esaslarına uygun olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınarak yazılı olduğu biçimde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu nedenlerle; mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda aktüer rapor alınarak tazminatın belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hatalı hesap raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/6466, K. 2019/1920, 21 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama