KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/8676 E., 2016/6774 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu çift taraflı trafik kazasında diğer araç sürücüsü olan müvekkilinin yaralandığını, yaralanma sebebiyle iş gücü kaybına uğradığını ve müvekkiline ait aracın kazada hasarlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminat ile 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı taraf vekilleri, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile 1.152,74 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 25.000,00 TL manevi tazminatın ise sigorta şirketi dşındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği, davalı sürücünün kusur oranı, kazanın meydana geliş şekli ve diğer hususlar gözetildiğinde, takdir olunan manevi tazminat miktarının çok fazla olduğu görülmüş ve davacı için hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/8676, K. 2016/6774, 2 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama