KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/8827 E., 2019/882 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... hakkında icra takibi yapıldığını, alacağın dayanağının 23.12.2013 tarihli sözleşmenin olduğunu, alacağın tahsilinin mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazını 19.08.2014 tarihinde davalı ...'e devrettiğini ve devrettiği taşınmazda ikamet ettiğini belirterek, bu tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacı bankaya kredi borcu olduğu hususu dışında diğer hususların gerçeği yansıtmadığını, borcun tahsilini zorlaştırmak amacıyla tasarruf işlemi yapılmadığını, diğer davalı taraf ile herhangi bir akrabalık bağı bulunmadığını ve kötü niyetle açıldığını belirterek haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazı diğer davalı ...'ten almadığını bu yüzden açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından 20.02.2009 tarihinde satın alındığını, sonrasında 22.02.2013 tarihinde dava dışı...'a sattığını, dava dışı...'ın 19.02.2014 tarihinde davalı ...'e sattığını, davalı ... adına kayıtlı taşıt üzerine haciz şerhi konulduğunu ayrıca muristen kalma dava dışı taşınmaz üzerine de haciz konulduğu, haciz tatbik edilenlerin alacağı karşılayıp karşılamadığına yönelik belirlemede bulunulmadığı ve dava konusu taşınmazın alacağın dayanağı kredi sözleşmesi tarihinden yaklaşık 10 ay önce dava dışı ...'a satıldığından tasarrufun iptali davasının şartlarının gerçekleşmemiş olduğu anlaşıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/8827, K. 2019/882, 4 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama