KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/9175 E., 2018/11341 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki, trafik kazası nedeniyle tahkim davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... plakalı aracın müvekkillerinin murisi ... 'e çarparak vefatına neden olduğunu, müvekkillerinin destekten yoksun kalma tazminatı için davalı sigorta şirketine başvuru yaptıklarını, yapılan başvuru sonucunda 112.005,85 TL ödendiğini bakiye tazminat miktarının 108.928,43 TL olduğunu belirterek 06.07.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte bu bedelin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya yapılan hesaplama sonucunda 112.005,85 TL ödeme yapıldığını, davacıların ikinci defa başvurmaları sonucunda 18.757,87 TL daha ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Sigorta Hakem Heyetince; başvurunun kabulü ile 131.167,73 TL'nin 06.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde;
1- 5684 sayılı Sigortacılık Yasasının 30/12 maddesi gereği sigorta tahkim komisyonlarının 40.000,00 TL'yi geçmeyen kararları kesindir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca
Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan dolayı 40.000,00 TL'lik kesinlik sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetilmelidir. Bu sebeple davacılar Nesligül, Ümit ve Demet Şeker yönünden verilen kararlar ayrı ayrı kesin nitelikte olduğundan bu davacılar yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde; kalmadığının tespitinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/9175, K. 2018/11341, 27 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama