KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2017/1056 E., 2018/198 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi olan İsmail Şingil'in 01.08.2007 tarihinde yolcu olarak seyahat etmekte olduğu, Mehmet Avan sevk ve idaresindeki, davalıya trafik sigortalı ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini beyan ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik tüm davacılar için 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 500,00 TL defin masrafının olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 25.12.2013 havale tarihli dilekçesi ile dava değerini 21.494,80 TL artırmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile 13.244,80 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 9.250,00 TL defin giderleri ve cenaze masrafları olmak üzere toplam 22.494,80 TL maddi tazminatın
04/04/2011 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...Ş.'den tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, destekten yoksun kalma tazminatı ile defin gideri tazminat istemine ilişkindir.
Yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Bu çerçevede, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir.
Savunma hakkını güvence altına alan T.C Anayasa'sının 36. maddesinde de buna paralel düzenleme bulunmaktadır.
Somut olayda; davalı ... şirketi kendini vekil ile temsil ettirmiş, cevap dilekçesi ibraz etmiştir. Ancak, hükme esas alınan hesap raporu davalı vekiline tebliğ edilmemiştir. Mahkemece, kendini vekil ile temsil ettiren davalı vekiline hesap bilirkişi raporu tebliğ edilip, bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazda bulunma hakkı verilmeyerek davalı tarafın savunma hakkı kısıtlanmıştır.
Bu durumda mahkemece anılan bilirkişi raporunun davalı vekiline tebliği ile rapora karşı beyan ve itirazlarını bildirmesi hususunda süre verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde savunma hakkının kısıtlanması doğru değildir. Bu husus yerine getirilmeden hüküm kurulması, savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik esaslı usul hatası olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2017/1056, K. 2018/198, 18 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama