KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2017/4279 E., 2019/10932 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalının sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacıların desteği ...idaresinde bulunan araca çarpması sonucu desteğin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı eş ... için 10.000,00 TL cenaze gideri ve destekten yoksun kalma tazminatı ile her davacı için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 361,00 TL cenaze gideri, 33.054,60 TL destekten yoksun kalma tazminatı olarak ıslah etmiştir.
Davalı ... vekili sigortalının kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduklarını belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalı duruşmalara katılmamış, savunma yapmamıştır.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan delillere ve bozma kararına uyularak, Mahkemenin 26/02/2013 tarih 2010/634 Esas 2013/166 sayılı kararı davalı ... yönünden kesinleştiğinden bu davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, cenaze ve defin gideri olarak hesaplanan tazminat miktarından kusur indirimi yapılarak karar verildiğinden ve bu husus bozmaya konu edilmediğinden bu konuda da tekrar karar verilmesine yer olmadığına,
destekten yoksun kalma tazminatının 9.916,38 TL'sinden davalı ... şirketinin sorumlu olduğunun tespiti ile 9.916,38 TL'nin tahsilde tekerrür oluşturmayacak biçimde dava tarihi olan 19/08/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsili ile davacı ...'ye verilmesine, davalı ... yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2017/4279, K. 2019/10932, 20 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama