KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2017/5089 E., 2018/3744 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki muvazaalı işlemin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı direnme şeklinde verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... aleyhine boşanma davası açtığını, bu aşamada 18.05.2012 tarihinde dava konusu taşınmazı davalı babası ...'a devrettiğinden tapunun iptali ile davalı ... adına tesciline karar verilmesi istemi ile Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesi davanın mal rejiminden kaynaklandığı gerekçesi ile görevsizlik kararı vererek dosyanın Aile Mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirtmiştir.
Aile Mahkemesi ise davanın muvazaaya dayalı olarak açıldığından görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiş ve karar merci tayini istemi ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 14.12.2015 tarih 2015/17228 Esas 2015/14055 Karar sayılı ilamı ile, mahkemenin ikinci kararının kesinleşmediğinden görev uyuşmazlığı olmadığını belirterek davacının temyizinin esastan incelenmesine geçildiği, dosya içeriğinden davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile talebini evlilik birliği içinde edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan alacak olduğu ve bu hali ile Aile Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle kararı bozmuştur.
Bozmadan sonra mahkemece, iddianın ileri sürüş biçimine göre davanın yasal dayanağının Borçlar Kanunu'nun 19.maddesi olduğu muvazaya dayalı tapu iptali tescil davasının Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, davacının ıslah dilekçesiyle terditli olarak talep edilen ve tefrik edilerek Mahkemenin 2017/286 esas sırasına kayıt edilen mal rejiminin tasfiyesine dayalı alacak talebine ilişkin davada da bu davanın sonucu bekleneceğinden direnme kararı verilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2017/5089, K. 2018/3744, 3 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama