KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2017/532 E., 2018/11867 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
580 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm davacılar vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların işleteni/sürücüsü ve trafik (ZMSS) sigortacısı olduğu aracın davacı ...'ün eşi, diğer davacıların annesi yaya ... 'a çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini ileri sürerek, ıslahla birlikte davacı eş Mevlüt için 29.170,93 TL, ... için 4.727,44 TL, ... için 4.171,27 TL, ... için 3.893,19 TL ve ... için 3.058,94 TL destekten yoksun kalma tazminatının her iki davalıdan, her davacı için 2.000,00'er TL manevi tazminatın davalı ...'den faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı ... için 144, 11 TL, davacı ... için 4.727,44 TL, davacı ... için 4.171,27 TL, davacı ... için 3893,19 TL, davacı ... için 3.058,94 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden 18.04.2009 tarihinden itibaren davalı ... şirketi yönünden ise dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacı ... için 1.000,00 TL davacı ..., ...,... için ayrı ayrı 1.800,00 TL manevi tazminatın 18.04.2009 kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1-6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 2016 yılı için 2.190,00 TL'dir. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyize konu manevi tazminat yönünden verilen karar, anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden; davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava, trafik kazası sonucunda ölüm nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine; ayrı ayrı reddedilen her bir dava yönünden de kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine (tek olmak üzere) vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda mahkemece Mevlüt için 144,11 TL, davacı ... için 4.727,44 TL, davacı ... için 4.171,27 TL, davacı ... için 3893, 19 TL, davacı ... için 3.058,94 TL maddi tazminata hükmedilmiş, ancak davacılar yararına maddi tazminat için tek 5.202.39 TL nispi vekalet ücreti belirlenmiştir. Oysa ki, davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup davacılar lehine ayrı ayrı nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Ancak bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2017/532, K. 2018/11867, 6 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama