KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2017/5397 E., 2018/11090 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2018
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar ..., ... ile davalılar ..., ... aralarındaki dava hakkında ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 19/09/2013 gün ve 2008/285-2013/465 sayılı hükmün Dairenin 29.03.2017 gün ve 2015/95-2017/3388 sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş olup, süresi içinde davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Mahkemenin, davacıların borçlu hakkında açtıkları bir takip olmadığını, borçlu adına ödeme yapmadıklarından bahisle davanın reddine ilişkin kararı Dairemizin 29.03.2017 tarih 2015/95 Esas ve 2017/3388 Karar sayılı ilamı ile onanmış, onama kararının esastan hatalı olduğu ayrıca vekalet ücreti yönünden yaptıkları temyizin değerlendirilmediği iddiası ile davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki karar düzeltme isteğinin, dosya içeriğine, mahkeme kararında belirtilip ... ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, 6100 sayılı HMK’nun geçici 3.maddesi 2. fıkrası delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 440.maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmadığından reddine, karar verilmiştir.
2-İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasının görülebilmesi için davacı alacaklıların borçlu hakkında kesinleşmiş bir takiplerinin olması gerekir. Somut olayda davacıların borçlu hakkında yaptıkları bir takip olmadığından dava ön koşul yokluğundan red edilmiştir. Bu halde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesine göre davalılar yararına maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne varki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nın geçiçi 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2017/5397, K. 2018/11090, 21 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama