KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2017/5693 E., 2019/11329 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2019
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- Biga 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının reddine ilişkin hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; esas yönünden istinaf isteminin reddine karar verildikten sonra, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı ...’in 27/11/2012 tarihinde ticari faaliyetine son verdiğini ve 25/02/2016 tarihi itibariyle Biga Vergi Dairesine 148.254,01 TL vadesi geçmiş borcu bulunduğunu, mal varlığının bulunmadığını, 02/03/2010 tarihinde adına kayıtlı taşınmazını ...’ya sattığını belirterek, tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, tasarrufun 2010 yılında yapıldığını, zamanaşımı ve hakdüşürücü süre itirazında bulunduklarını, tasarruf tarihinin vergi borcunun doğum tarihi olan 2011 yılından önce olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Tekin, vergi dairesine ödemede bulunduğunu ve borcunun kalmadığını, taşınmazı 2009 yılında satın aldığını ve 2010 yılında sattığını, mal kaçırma kastının olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın 6183 sayılı AATUHK'nun 26. maddesinde öngörülen beş yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesince, davacının istinaf başvurusunun, dava konusu taşınmazın 02/03/2010 tarihinde borçlu tarafından davalı ...’ya devredildiği, devir tarihinden dava tarihi olan 04/04/2016 tarihine kadar 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği belirtilerek esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı İdare vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi, HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre; usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2017/5693, K. 2019/11329, 2 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama