KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2018/168 E., 2019/11676 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- KDZ.Ereğli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; esas yönünden istinaf isteminin reddine ilişkin kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalı ...’in müvekkili idareye olan vergi borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını, ancak kendisine ait taşınmazı kardeşi olan diğer davalı ...’e sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; Alacağın zamanaşımına uğradığını, iptal koşullarının oluşmadığını, satışın muvazaalı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taşınmazın cebri icra marifeti yolu ile satılmış olması nedeni ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, Davacı ... vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava 6183 Sayılı AATUHK'nun 24 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Tasarrufun iptali davalarında davalı borçlunun borcundan dolayı dava konusu taşınmaz üzerindeki ipotek/haciz nedeni ile cebri icra yolu ile satılması halinde davalı 3. kişi elinde bir bedel kalır ise bu bedel ile sorumlu tutulur. Dava konusu taşınmaz tasarruf tarihinden önce tesis edilen ipotek nedeniyle satılmıştır. Bu durumda; taşınmaz cebri icradan satıldığına göre dava konusu kalmamıştır.
Bu durumda mahkemece davacının dava açmakta haklı bulunması ve iptal sebeplerinin mevcut olması nedeniyle yargılama giderlerinin de davalılardan alınmasına karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması doğru bulunmamıştır. Ne var ki; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 370/2 md. uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/168, K. 2019/11676, 9 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama